Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 28.03.26, 15:03
cLibeRt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆cLibeRt cLibeRt isimli Üye şuanda  online konumundadır
Vefali
 
Üyelik tarihi: 16.10.24
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 529
Forum Puanı: 766
Etiketlendiği Mesaj: 35 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ahmed el-Bûnî (k.s.), “Hillü’l-Akal” adlı kitabında; meşâyıhlerimizden, benzerinden yoksun ve tesiri benzersiz olan bu âyetler okunduğunda korkuları ve belaları defeder denildiğini nakletmiştir. Bu beş âyetin her birinde on, toplamda ise elli adet “kâf” harfi bulunduğu ifade edilir. Kur’ân’da bunun bir benzeri daha yoktur.

1) Birinci Âyet — Bakara [246]

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elem terâ ile’l-melei min benî isrâîle min ba‘di mûsâ iz kâlû li-nebiyyin lehum ib‘as lenâ meliken nukâtil fî sebîlillâh. Kâle hel ‘aseytum in kutibe ‘aleykumu’l-kitâlu ellâ tukâtilû. Kâlû ve mâ lenâ ellâ nukâtile fî sebîlillâhi ve kad uhricnâ min diyârinâ ve ebnâinâ. Fe lemmâ kutibe ‘aleyhimu’l-kitâlu tevellev illâ kalîlen minhum. Vallâhu ‘alîmun bi’z-zâlimîn. (Bakara, 246)

Meali:
Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Hani peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde savaşmayacak olursanız?” demişti. Onlar, “Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım?” diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir. (Bakara, 246)

2) İkinci Âyet — Âl-i İmrân [181]

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Le-kad semi‘allâhu kavle’l-lezîne kâlû inne’llâhe fakîrun ve nahnu agniyâ’. Senektubu mâ kâlû ve katlehumü’l-enbiyâe bi-gayri hakk. Ve nekûlu zûkû ‘azâbe’l-harîk. (Âl-i İmrân, 181)

Meali:
Allah, “Şüphesiz Allah fakirdir; biz zenginiz” diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve “Tadın yangın azabını!” diyeceğiz. (Âl-i İmrân, 181)

3) Üçüncü Âyet — Nisâ [77]

Bismillâhirrahmânirrahîm.
E lem terâ ile’l-lezîne kîle lehum kuffû eydiyekum ve ekîmû’s-salâte ve âtû’z-zekâte. Fe lemmâ kutibe ‘aleyhimu’l-kitâlu izâ ferîkun minhum yahşevne’n-nâse ke-haşyeti’llâhi ev eşedde haşyeten. Ve kâlû rabbenâ lime ketebte ‘aleyne’l-kitâl, levlâ ehhartena ilâ ecelin karîb. Kul metâ‘u’d-dünyâ kalîl, ve’l-âhiratu hayrun li-meni’t-tekâ, ve lâ tuzlemûne fetîlâ. (Nisâ, 77)

Meali:
Daha önce kendilerine, “(Savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah’tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve “Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleyseydin ya!” derler. De ki: “Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah’a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.” (Nisâ, 77)

4) Dördüncü Âyet — Mâide [27]

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Vetlu ‘aleyhim nebe’e bney âdeme bi’l-hakk. İz karrabâ kurbânen fe tukubbile min ehadihimâ ve lem yutekabbel mine’l-âhar. Kâle le-aktulennek. Kâle innemâ yetekabbelullâhu mine’l-muttakîn. (Mâide, 27)

Meali:
(Ey Muhammed!) Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti. (Mâide, 27)

5) Beşinci Âyet — Ra‘d [16]

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Kul men rabbu’s-semâvâti ve’l-ard. Kulillâh. Kul e fettehadtum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li-enfusihim nef‘an ve lâ darrâ. Kul hel yestevî’l-a‘mâ ve’l-basîru em hel testevî’z-zulumâtu ve’n-nûr. Em ce‘alû lillâhi şurakâe halakû ke-halkihî fe teşâbehe’l-halku ‘aleyhim. Kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huve’l-vâhidu’l-kahhâr. (Ra‘d, 16)

Meali:
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O’nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.” (Ra‘d, 16)

__________________
Hasbiyallâhu ve ni‘mel vekîl.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148