Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı
Üst katımızda kedileri çok seven biri oturuyor ve kedilerle birlikte yaşıyor. Kediler bazen merdiven dairesine, hatta bizim bulunduğumuz alana kadar gelip tuvalet yapıyor. Şimdi ben kalkıp bu kedileri izinsiz şekilde başka bir yere bıraksam, bu da doğru olmaz; hem hayvana yazık olur hem sahibine karşı yanlış olur.
Ben kesinlikle hayvanlara mama ve su verilmesini desteklerim. Buna bir sözüm yok. Ama bir de komşuluk hakkı diye bir şey var. İnsan sevdiği bir şeyi yaşatırken başkasını rahatsız etmemeli.
Ben evimde amber tütsüsü kullanıyorum. Kapıyı açtığım anda ise dışarıdan kötü koku geliyor. Şimdi ben sabaha kadar amber yaksam ne olacak? Dışarıdaki pis koku yine içeriye vuruyor.
Gül bahçesinin yanına çöp dökersen ne olur? O bahçenin güzelliği de kokusu da bozulur. Mesele tam olarak bu.
O yüzden kediler beni sevmez. Bende kedileri. Ben görünce delleniyorum suanlık. Ancak yadirgamayin biri evinizin önüne terliklerize işese veya ayakkabıniza büyük tuvaletini yapsa dellendirsiniz 
|
Vay terbiyesiz komşu. Yaptığı tabii ki çok yanlış. Ben olsam ben de kızarım ona. Madem bir can alıyor evine, ona göre sorumluluğunu ve önlemini de alacak.
Bende 3 kedi var. Kum kabına yaparlar çişlerini kakalarını. Kedilerim yokken de her sabah ve her akşam evi havalandırıyordum. Şimdi de aynen devam. Eskiden bi de guinea piglerim vardı. Ev yine temizdi, temiz kokardı.
Eve biri geldiğinde kediyi görünce şaşırıyor.

Niye koku yok diye soran da oldu.
Temizlik önce kişinin kendinden başlar.
Bir tanıdığımızın yaşlı bir erkek akrabası vardı. Bahçeli bir evde tek başına yaşıyordu. Herhalde 30 civarı kedi vardı bahçede. Sokağın kedileri. Evinin kapısı hep açıktı onlara. Onları beslemesi iyi de çoğu hastaydı, evde yerlerde et parçaları görmüştüm, kakalar görmüştüm. O evde su bile içilmez.