Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı
Birde eklemek isterim gelen rızkı, nasıl harcadığınız da önemlidir.
Vücudumuzu, servetimizi, tüm sahip olduklarımizı emanet bilip, emanet edenin rızasını gözetecek şekilde kullanırsak belki kıyamet gününde bizimde yüzümüz paril paril parlar..
Tabi bunu bu şekilde kullanırım diyenin imanı ne derecedir.. bu nasıl bir lutuftur anlatılamaz...
Allah bize vesillerle verir, bizde bize verdiklerini vesile etmeliyiz.
|
Evet ben de onu diyorum. Rızkı nasıl ve nereye harcadığımız önemli. Kişi elindeki parayla rakı da alabilir, meyvesuyu da alabilir. Kadının biri kocasına sinir olup "madem bana para vermiyor ben de pirinçleri şekerleri çöpe atarım yenisini alsın" diyebilir. Şahsın biri nasıl olsa devlet karşılıyor diye her ağrıda hastaneye gidebilir, o da israftır kul hakkıdır, umursamaz. Kişi en yakınında birinin fakir olduğunu görür onu umursamaz, bana ne der, gider kendine hiç giymeyeceği otuzuncu ayakkabısını alır. Aç birini görür, bir ekmek alıp vermez, öte yanda en pahalı yemeği alır yer, yarısını da çöpe atar. Öteki haramdan kazandıkça kazanır, Allah bol bol veriyor der, harama harcadıkça harcar...
Öbürü kendi ihtiyaçlarını karşılar, kalanını ihtiyaç sahiplerine dağıtır...
Liste uzuyor.
Buna emanet verilenlerden de ekleyeyim.
Çocuk benim, istediğim gibi döverim söverim, ister okuturum ister kocaya veririm sana ne?
Bu benim karım, döverim de söverim de, bana her yıl çocuk doğuracak, hepsi de erkek olsun, evden dışarı da adım atmayacak, otursun oturduğu yerde.