Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı
Kaderimizde yazılmış olan rızkımız bellidir. Peki zamanı belli midir? Yoksa bazı şartların, olayların gerçekleşmesine mi bağlıdır?
Mesela "bu kula piyangodan büyük ikramiye çıkacak" yazılı diyelim. Kul bundan haram diye ömrünce uzak durdu, sefalet çekti, yaşlandı ve bir gün bilet aldı, piyango çıktı, zengin oldu.
Gençliğinde bir bilet alsa yine zengin olacak mıydı yoksa o günün gelmesi mi gerekiyordu o bileti alması ve zengin olması için?
Veya "bu kulun toplam rızkı, eline geçecek para bu" diye yazılı ve kul buna ulaşacak bir şey yapmıyorsa ömrünce verilemeden kalan rızkı ölümüne yakın topluca mı verilir?
Bizi yerimizde bekleten de hareket ettiren de Allah olduğuna göre hareket edememek ve o rızıktan mahrum kalmak var mıdır? Yoksa o gün ve saatte gelecek olan rızık mutlaka başka yolla da olsa gelir mi?
|
İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.(necm39). toplum rızık meselesini yanlış anlıyor, Allah ilmi isteyene, zenginliği isteyene verir diye toplum sürekli söyler durur, halbuki Allahın böyle bir sözü yok varsa, var diyen delil getirsin.
biz rızığı şöyle anlıyoruz işte ahmet oğlu hasan diye biri olsun, bu insanın hayatı boyunca 3 ev sahibi olacak, 2025 te 2 milyon para kazanacak 40 lı yaşlarda 8 tane arsası olacak sonra 60 lı yaşlarda bu 5'e falan düşecek falan vs. Tabiki rızkı Allah veriyorda, rızık sisteminin nasıl çalıştığını toplum kendi kafasına göre yorumluyor,
sonra biri gelir derki; Allah rızka kefilde, Afrikada veya başka yerlerde insanlar açlıktan ölüyor der, sonra zortlarız.
acaba rızık ayetlerinde Allahın neyi tam olarak kast ettiğini toplumdaki tefsirciler, mealciler veya bizler doğrumu algılayamıyoruz?