Tevbe-i sayik önsözü
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm . Bismillahirrahmanirrahîm . Allahım ! Bizler ; yakın bir zamanda dünya imtihanımızın bitmesi ile kefenimizi giyecek ve huzuruna geleceğiz . Bizler ; nefsimizin ve şeytanın tuzaklarına düşmüş günahkârlar olarak veremeyeceğimiz hesaplar ve altından kalkamayacağımız günahlar içerisine düştük ve çıkamıyoruz . Allahım ! Bizler ; gaflet ve cahillik uçurumlarında cehenneme yuvarlanan bu vaziyetimiz ile senin şirk ve isyan günahlarına bulanmış olanları temizlemekle görevli cehennemine ruhumuzu ve bedenimizi helâl ettik . Bizler ; biliyoruz ve inanıyoruz ki senin rahmetin gazabını geçmiştir . Bizler ; yine biliyoruz ve inanıyoruz ki sen vadinden dönmezsin ve bizleri hak ettiğimiz cehenneme nefsimize zulmetmemiz nedeni ile atacaksın . Allahım ! Bizlerin bu vahim ve acı durumundan haberdar olan senin peygamberin ( sallallahu aleyhi vesellem ) dahi bizlerin bu durumundan üzüntü duymakta ve kendisine ümmet olan bizlerin kurtulmasını istemektedir . Bizler ; biliyoruz ve inanıyoruz ki atamız Hz . Adem'i ( aleyhisselam ) dahi Peygamber Efendimiz ( sallallahu aleyhi vesellem ) hürmetine affettin ve tevbesini kabul eyledin . Bizler biliyoruz ve inanıyoruz ki o çok sevdiğin ve ümmetinin bu durumundan üzüntü duyan peygamberinin üzülmesini istemezsin . Allahım ! Bizler ; senin rahmetinden bu günahkâr vaziyetimiz ile dahi asla ümit kesmedik ve kesmiyoruz . Bizler ; senin kullarınız ve yaptığımız tüm hata ve günahlarımızı sana itiraf ediyoruz . Bizler o en çok sevdiğin kulun ve Rasulün Hz . Muhammed ( sallallahu aleyhi vesellem ) hürmetine senden bizi hak ettiğimiz cehennemden azad etmeni , azad olacağımız yolları göstermeni , azad olacağımız yollarda yürütmeni ve cehennemden azad olmuş kulların ve kölelerin olarak tevbelerimizi kabul etmeni ve öylece bu fani dünyadan göçmeyi rahmetinden niyaz ediyoruz . NASUH TEVBESİ NEDİR ? Allahım ! Bizler ; senin büyüklüğüne , yüceliğine , karşılıksız verdiğin hayata ve o hayatın içerisinde bizlere verdiğin lütuf , rızık ve nimetlere asla ve kaťa layık 521 olan şükrü , ibadeti ve kulluğu asla yapamayız.
Bizler ; senin var etmen ile var olan , senin şefkatin ve merhametin ile hayatları devam eden , senin ihsanın ile hayat bulan , aciz ve fakir kullarınız . Bizlerin yaptığı ibadetler , şükürler , zikirler , dualar bize verdiğin rızık ve nimetlerin milyonda birine bile mukabil gelmezken ve buna gücümüz yetmezken senin fazlına ve keremine dün muhtaç olduğumuz gibi bugün de yarın da muhtacız . Allahım ! Bizler biliyoruz ve inanıyoruz ki ; sen ADL ve HAKEMʼsin . Bizler senin kulunuz ve senin adaletine ve hükmüne teslimiz . Senin cehennemin de bize cennettir . Cennetin de bize cennettir . Senin hakkımızda vereceğin tüm hükümlerde bizler sana teslimiz ve sana tam bir emniyet ile güveniyoruz . Allahım ! Huzurundan kovduğun şeytan , “ Rabbim ! Beni azdırmandan dolayı , ( ben de ) mutlaka onlara yeryüzünde ( günahları ) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım . Ancak içlerinden ihlâsa erdirilen kulların hariç ” dedi . Allahım ! buyurdun ki ; “ Ey iman edenler , Allah'tan sakının ve sadıklarla beraber olun . ” ( 31 ) “ Ey iman edenler , topluca Allaha tevbe ediniz ki felaha ( kurtuluşa ) eresiniz . ” ( 32 ) “ Ancak pişman olan , iman edip amel-i salih işleyen müstesna . Allah onların kötülüklerini iyiliklere değiştirir . Allah Ğafûrdur , Rahîmdir . Kim tevbe eder ve amel-i salih işlerse , şüphesiz o , tevbesi kabul edilmiş olarak Allaha döner . ” ( 33 ) “ Ey iman edenler , nasuh tevbesi ile Allaha tevbe edin . Umulur ki Allah kötülüklerinizi gizler ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar . O gün Allah , Peygamberi ve iman edip onunla beraber olanları rüsva ( rezil ) etmez . Onların nuru önlerinde ve sağ taraflarında koşar ve onlar « Rabbimiz bizim nurumuzu tamamla , bizi affet . Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin » derler . ” ( 34 ) " Onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelselerdi , günahlarının bağışlanmasını dileselerdi , peygamber de onlar için istiğfar etseydi , muhakkak Allah'ı tevbeleri kabul edici ve merhamet edici olarak bulacaklardı . ” ( 35 ) “ Kim işlediği zulüm arkasından tevbe eder , salih amele dönerse Allah elbette tevbesini kabul buyurur . Çünkü Allah Ğafûrdur , Rahîmdir . ” ( 36 ) “ İçinizden her kim bir cahillik ve kabahat yapmış , sonra arkasından tevbe edip kendini düzeltmiş ise Allah ona karşı Ğafûrdur , Rahîmdir . ” ( 37 ) “ Rabbin , bir cehaletle kötülük işleyen , sonra arkasından tevbe edip düzelen kimselere şüphesiz Ğafûrdur , Rahîmdir . ” ( 38 )
“ Ümidinizi kesmeyin , başınıza Allahın azabı gelmeden evvel tevbe ile Rabbinize iltica edin ve ona halîs müslümanlık yapın , sonra kurtulamazsınız . ” ( 39 ) “ Kusurları bilip itiraf etmek , ondan tevbe edip af dilemek ahlâkî bir fazilet eseri olduğu için övülmüştür . ” ( 40 ) Allahım ! Bu kitapta senin “ tevbe edin ” davetine icabet ederek kendi adımıza , ana babamız adına , soyumuz ve zürriyetimiz adına ve Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş , gelecek tüm inananlar adına ve Ümmet-i Muhammed ( sallallahu aleyhi vesellem ) adına ve onların yerine “ Mü'minin mü'min için yaptığı dua kabul olur ” sırrına binaen tevbe etmeye çalışıyoruz . Yaptığımız tevbe ve dualarımızı , bu tevbe ve dualardan şüpheye , vesveseye düşmeden ve bizleri senin rahmetinden ve affediciliğinden ümit kestirmeden fazlu kereminle ve inayetinle kabul buyur . ( amin , yâ muîn , yâ zelcelâli ve'l ikram . ) DİKKAT ! Tevbeye başlamadan önce güzel bir gusül abdesti alalım . Ondan sonra nikah tazelemesi ve iman tazeleme ( tecdid - i iman ) dua ve tevbesini yapalım . Tevbe-i Sayik ( Nasuh Tevbesi ) ve arkasından gelen diğer tevbelerle Rabbimize içimizi dökelim , yalvaralım , af dileyelim , bizi temizlemesini isteyelim . Bize düşen O'na teveccüh etmek , gerisini Allah'a bırakalım ve şunu iyi bilelim ki işimiz Allah'a kalmışsa o iş olmuş demektir . GİYSİ - BEDEN TEMİZLİĞİ VE GUSÜL ABDESTİ ALMAK Değerli kardeşlerim ; tevbe etmeden önce ve bütün ibadetlerimizde abdest alınmalıdır . Malûmunuz üzere ibadetlerde namaz abdesti almamız gerektiği gibi gusül abdesti ( boy abdesti ) mutlaka düzgün ve eksiksiz olarak alınmalı ve bedensel temizliğimiz yapıldıktan sonra temiz giysiler ile tevbe yapılmalıdır . Bu nedenle burada sizlere farzlara göre eksiksiz bir gusül abdesti nasıl alınmalıdır onu anlatacağız . Gusül abdestinden önce tırnaklarda ve vücudunuzda suyun temasını engelleyecek iğne ucu kadar yer dahi olsa ; suyun tırnak veya deri ile temasına mani olan oje , boya , makyaj , kabuk olmuş pislikler tırnak diplerinden temizlenmiş ve tırnaklarınız kesilmiş olmalıdır . Aynı zamanda dişlerimizin arasında veya üzerinde temizlenebilecek sigara sarısı , diş karası , diş kovuklarında artıklar daha önceden temizlenmiş olmalıdır .
FARZLARINA GÖRE GUSÜL ABDESTİNİN ALINIŞI 1- Banyoya girdiğinizde lisanen ve kalben kendi duyabileceğiniz bir ses ile “ niyet ettim gusül abdesti almaya ” veya “ niyet ettim boy abdesti almaya ” diyerek niyet yaparız . 2 - Ağzımıza bolca su vererek ağızda su çalkalanacak . Ağzımızda suyu çalkalarken kafa yukarı kaldırılarak yani gözler tavana bakacak şekilde kafa yukarıda tutularak ağzımızdaki su gargara yapılacaktır . Bu üç kez tekrar edilebilir . 3 - Burnumuza sertçe su çekilecek . Suyun sertçe çekilmesi suyun genizinize gelmesini sağlayacak kadar sert olmalı ve sizi öksürtecek kadar burnunuza su çekilmelidir . Hatta burun deliklerinizden birisi tıkalı ise açık olan burnunuzu kapatarak kapalı yerden suyu iyice genizinize kadar gelecek şekilde burun deliklerinize tek tek de çekebilirsiniz . Ve bunu üç kez tekrar edebilirsiniz . 4 - Vücudunuzun tamamı iğne ucu kadar kuru yer kalmaksızın yıkanmalıdır . Bu yıkanma esnasında sabunlanarak veya şampuan ve temizlik malzemeleri kullanılarak hatta keselenerek yapılması daha iyi olacaktır . İğne ucu kadar kuru kalması muhtemel olan bölgelerden küpe ve hızma delikleri , küpe ve hızmalar suya tutulduktan sonra tekrar deliğe takmak sureti ile mutlaka delikler ıslatılmalıdır . Yine vücutta yıkanma esnasında kuru kalması muhtemel olan bölgelerden küçük ve büyük abdest bölgeleri parmak ile taharet alarak yıkanmalıdır ve özellikle makat ağzı iyice temizlenmelidir . Göbek deliği ve kulak içleri parmak ile su tutarak yıkanmalı ve ayak parmak araları ve tırnak dipleri özenilerek yıkanmalıdır . Bu yıkanma da tüm uzuvlar için üç kez tekrar edilerek yapılabilir . GUSÜL HAKKINDA ÖNEMLİ BİR AÇIKLAMA Bazı kardeşlerimiz gusül abdesti alırken acaba kuru yer kaldı mı diyerek veya kuru bir yer kaldığını hatırladıklarında tekrar gusülü en baştan almaya kalkıyorlar . Ve şeytan bu durumdan yararlanarak vesveseye düşmelerine sebep oluyor . Gusül abdestinde kuru bir yer kaldığını daha sonradan hatırladığınızda sadece o kuru kalan bölgenin yıkanması guslü tamamlayacaktır . Sizin " niyet ettim eksik kalan guslümü tamamlamaya ” diyerek yapacağınız niyet ile o kuru kalan bölgeyi ( küpe deliği , boya vb . ) yıkamanız yeterlidir . Bir başka husus ise gusül abdesti almadan önce banyo yapmak hatasına düşmektir . Gusül demek yıkanmak ve temizlenmektir . Müslüman için yıkanmak ve temizlenmenin adı gusül ( boy ) abdesti ile olur . Yani banyo yapmak ile gusül abdestini birlikte yaptığınızda ; gusül abdestinin dört hak mezhepteki cem-i vücut hükmünü ( tüm vücudun iğne ucu kadar kuru yer kalmadan yıkanması ) tam olarak yerine getirmiş olacaksınız .
BANYO YAPMAK , DUŞ ALMAK , GUSÜL ABDESTİ YERİNE GEÇER Mİ ? Önemli bir hatırlatmayı da yapmadan geçmeyelim . Bazı arkadaşlar diyorlar ki ; “ ben banyoya giriyorum , duş alıyorum , her tarafımı yıkıyor ve temizleniyorum .. Bu da gusül abdesti değil midir , onun yerine geçmez mi ? ” Değerli kardeşlerim ; İslâm dininde ibadetlere ve hareketlere derinlik kazandıran bizim niyetimizdir ve ibadetleri Efendimiz ( sallallahu aleyhi vesellem ) nasıl yapıyorsa , Allah ( celle celalühü ) nasıl emretmişse öyle yapmamız gerekmektedir . Bu yüzden bu dairenin dışında yapacağımız bir hareket ibadet olmaz , ibadet sevabı kazandırmaz , sadece o hareketi ve işi yapmış oluruz . SÜNNETULLAH'I TANIMAYAN MODERN TIP ( ! ) ÇARESİZLİĞE MAHKUMDUR . Allah ( celle celalühü ) âlemlerin Rabbidir , Yaratanıdır , Sahibidir . Mülk de , Hüküm de , Tasarruf da Allahındır . Hiçbir şey yoktur ki , Allah'ın bilgisi dışında bir kudret ve güç ile işletilsin , üzerinde menfi müsbet bir etkide bulunabilsin . Allah'ın koyduğu yasalarla kâinatın tek işleticisi olduğu muhakkaktır . Âlemler arasında ve yarattığı her varlığın birbiri arasındaki ilişkilerde bu yasalar işler ve insanlar bu sünnetullah çerçevesinde başına gelenlerin ne olduğunu araştırarak bulur ve tedavisine de çare ararlar ... Başka bir yasa yok ki , çaresi de başka bir gücün koyduğu yasalara tâbi olsun ... Bu nedenle çözümde yine vahye dayanan , Kur'an - ı Kerim ve Sünnet - i Seniyye'yi esas alan ama Allah'ın ilmi gereği bizim araştırarak bulmamızı istediği ve idrakimize sunduğu bir hikmet ile işletilir ... Bunun en bariz ve bilinen örneği , zamanla bulunan mikropların , vücudumuzdaki biyokimyasal veya hormon gibi değerlerin ve bütün vücut fizyolojimizin araştırmalar ile bulunması ve Allah'ın koyduğu yasalarla işletilen beden ve organ sistemlerimizin nasıl çalıştığının öğrenilerek hikmetin de anlaşılmasıdır . Tıp bugün , bu ilmin çok gerisindedir ve henüz ilmen idrak edemediği bir çok şeyi sadece elindeki maddî veriler ve kısıtlı aklî çıkarımlar ile tesbit etmekte , edemediğini de tanımlayamadığı için yok saymaktadır ... Oysa Allah kâinatta asla boşluk bırakmamıştır . Her derdin çaresi vardır . Bu nedenle tıbbın tanımlayamayıp , çözemediği özellikle genetik , otoümmin ( bağışıklık ) ve ruhsal kökenli hastalıkların kendisine has nitelikleri , sebebleri ve çözümleri de vardır . Materyalist akılla işletilen tıp bu nedenle çözümde de yetersiz kalmaktadır ..
( 31 ) Kur'an - ı Kerim , Tevbe , 9/119 . ( 32 ) Kur'an - ı Kerim , Nur , 24/31 . ( 33 ) Kur'an - ı Kerim , Furkan , 25 / 70-71 . ( 34 ) Kur'an - ı Kerim , Tahrim , 66/8 . ( 35 ) Kur'an - ı Kerim , Nisa , 4/64 . ( 36 ) Kur'an - ı Kerim , Maide , 5/39 . ( 37 ) Kur'an - ı Kerim , Enam , 6/54 . ( 38 ) Kur'an - ı Kerim , Nahl , 16/119 . ( 39 ) Kur'an - ı Kerim , Zümer , 39/54 . ( 40 ) Kur'an - ı Kerim , Yusuf , 12/53 .
|