Edilir tabii. Niye edilmesin? Onlar bizim dünyaya gelmemize vesile oldular diye kendilerini bizim sahibimiz mi sandılar?
Onlar da biz de bu dünyaya gönderilmeden önce ayrı kullar idik. Bu dünyaya gelebilmemiz için sıralı doğmamız gerekiyordu. Birilerinin çocuğu torunu olduk. Onlar bizim imtihanımız oldular, biz de onların imtihanı olduk. Kıyametten sonra en başa dönüp ayrı kullar olarak Allah'ın karşısına çıkacağız. Orada dedelerimizle torunlarımızla annnelerimizle babalarımızla aynı yaşlarda ayrı kullar olacağız.
Kimsenin kimseye haksız yere kötü davranma hakkı yok.
Bundan dolayı kime karşı olursa olsun, bedduada haklıysak ve tabii ki ancak Allah izin verirse, tutar. Haksızsak ve bunu bile bile sadece canımız istedi diye, kötülük bulsun diye beddua edersek geri döner, bizi bulur.
Kötülüğü affetmeye gelince. Kimse bizim affetmemizle Cennet'e girecek değil. İnsan kendine kötülük yapanları genelde affetmez ve Allah'tan da affedilmelerini dilemez. Çünkü kalbine ağır gelir. Ben de dilemiyordum. "Allah'tan onları affetmesini istersem, Allah onları affedecek Cennet'ine alacak, ben günahlarımla Cehennem'e gideceğim" diyordum.
Öyle değilmiş.
Burada onları affedip Allah'tan da onların affını dilersek, ahirette Allah'a "Allah'ım ben onları senin rızan için affettim, sen de benim günahlarımı affet" demeye yüzümüz olurmuş.
Bu arada birkaç haftadır bizimkilere aşırı sinirliyim. Beddua etmemek için kendimi zor tutuyorum. Hak ettiler. Hem de öyle böyle değil.
Çok sevdiğim bir adam var, onu sevdiğimden dolayı yaz boyu aileme Allah rızası için yardım edip, hastalıklarına koşturup Cennet'e ayak taşı döşemeye çalıştım. Sinir ettiler karşılık vermedim. Bana yaşattıkları her şeyi unutup "yaşlandılar, ihtiyaçları var" diyerek sabrettim, iyi davrandım, merhamet ettim. O olmasa, asla yapmazdım. Ondan başka kimse bunu yaptıramazdı.
Bazen olmayınca olmuyor. Olan bana oldu.
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
|