Alıntı:
murakip Nickli Üyeden Alıntı
Ben de aynı şekilde düşünüyorum hocam, biraz şu da var; bu alimlerin kendi cemaatlerinden olmayan şahıslar eserlerini okuyunca anlam veremiyorlar. Anlam veremedikleri şeyin de düşmanı oluyorlar.
İbn-i Arabi hazretlerinin kendisinden olmayanların eserlerini okumamasını istediği gibi. Çünkü anlayış farkı var, cahilin biri okuyup bidatçı diyecek, kafir diyecek. Onun gördüklerini görmemiş, keşfettiklerini keşfetmemiş kişiler anlamayacak meseleyi.
İbn-i Teymiyye için de hakeza, o kürsü meselesiyle abartıya kaçmış olabilir veya o onun anlayış farkıdır. Ama bir sürü doğrusu varken adamın birkaç tane anlayış farklılığı var diye Cübbeli Ahmet'e müntesip insanlar İbn-i Teymiyye'ye bidatçı diyince gerçekten gülünç oluyor. Biraz da iğneyi kendilerine şöyle batırmaları gerek.
|
teymiye itikadı bozuktur imas beye yazdığım yeri okuyun anlarsınız. teymiye in sadece bu görüşü yoktur. İbni Arabi gibi adamlarda manevi makami bizim gibi olmayanlar okumasın diyor kitapları
Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Gerçek Ehl-i sünnet, ümmeti korur; ama bunu nefsinin kiniyle değil, ilmin mizânıyla yapar. Görüşü reddeder, kişiyi hemen mühürlemez. İsim gerekiyorsa zaruret kadar verir; fakat damga vurmayı din hizmeti zannetmez. Çünkü hak, hoyratlıkla değil, adaletle üstün olur.
Her ihtilafı bid‘at saymak, her hatalıyı “ehl-i bid‘at” diye damgalamak, ehl-i kıble oluşunu hiç hesaba katmamak Ehl-i sünnet tavrı değildir.
|
İsim soylemek zorundayız. Avama sadece görüşü söylersen eywallah der ama farkudna omamdan oyle birinin peşinden gidiyor olabilir. İsim vermek ŞARTTIR!