Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı
Vatana zararlı haşere diye beni mi kastettin? Sana ne diyeyim ki....
Ben anlamıyorum neden sanki Ümmete düşmanmisim gibi yorum yapıyorsunuz? teymiye in haşa Allah gökte arşta inancı yeterince fitne değil mi? Listedeki çoğu mealci fitne değil mi? Ypama gözünü seveyim amacım ümmetin iyiliği için. Bu adımları takip edip Hadis-i Şerifleri inkar edenler var, ümmeti tekfir edenler var bunlar sorun olmuyor ama benim bunlardan uzuak durun demem sorun oluyor gerçekten yazık
|
Tabii ki seni ümmete düşmanmışsın gibi yorumlamıyorum değerli kardeşim; böyle bir itham ne edebe sığar ne de ilme. Ben sana sadece bir hatırlatmada bulunuyorum: Bu meselelerde çok kesin, çok hükümvari konuşuyorsun ve ben de sana dinin ve ilmin asıllarını hatırlatıyorum. Çünkü insanlara dini anlatırken, sünneti müdafaa ederken ve ümmeti bid‘atten sakındırırken izlenecek yol da en az söylenen söz kadar mühimdir. Kur’an’ın ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin öğrettiği usûl; hakkı beyan ederken adaleti kaybetmemek, yanlışı reddederken nefsin öfkesini konuşturmamak, ümmeti koruyalım derken Ehl-i sünnetin mizânını bozmamaktır. Sen bir kardeşe “Benim ilmimi biliyor musun da beni yargılıyorsun?” diyorsun; ben de aynı yerden sana şunu hatırlatıyorum: Peki sen burada konuşanların ilmini, hâlini, kastını ne kadar biliyorsun değerli kardeşim? İşte mesele tam burada düğümleniyor. İlim, sadece yanlışı görmek değil; yanlışı hangi dille, hangi ölçüyle ve hangi hudut içinde konuşacağını da bilmektir. Bu sebeple benim itirazım reddiyeyi bazen çok keskin, çok mutlak ve damgaya yakın bir dille kurmanadır. Ehl-i sünnetin yolu, görüşü deliliyle reddetmek, gerekiyorsa ismi de zaruret kadar zikretmek; fakat bunu tahkir, acele hüküm ve nefsânî sertlikten uzak bir usûlle yapmaktır. Sana söylediğim budur. Yani seni suçlamıyorum; bilakis öğrendiğin şeyi daha sahih bir usûlle, daha Nebevî bir edep ile taşıman gerektiğini hatırlatıyorum. Çünkü hakka hizmet eden sadece doğru bilgi değil; o bilginin doğru taşınışıdır.