insan neden bazı insanlarla karşılaştığında garip bir tanıdıklık hissediyor
İnsan neden bazı insanlarla karşılaştığında garip bir tanıdıklık hissediyor biliyor musunuz.
İlk kez görüyor. İlk kez konuşuyor.
Ama sanki yıllardır tanıyormuş gibi geliyor.
Ve bazen bunun tam tersi oluyor.
Karşındaki insan çok iyi biri olsa bile içinde açıklayamadığın bir uzaklık hissediyorsun.
Sanki ruhun bir şey biliyor da zihnin henüz hatırlamıyor gibi.
Kadim öğretilerde bununla ilgili çok ilginç bir bakış vardır.
Derler ki ruhlar birbirlerini yüzlerinden önce frekanslarından tanırlar.
Belki de bu yüzden bazı insanlar hayatımıza girdikleri ilk anda içimizde bir kapı açıyor.
Bir cümleleri. Bir bakışları. Bir halleri.
Ve yıllardır uyuyan bir tarafımız uyanıyor.
Ama işin daha da derin tarafı şu.
Bazen o insanlar hayatımıza kalmak için girmiyor.
Sadece bir hatırlatıcı olarak geliyor.
Bir kitabın arasına bırakılmış işaret gibi.
Yolunu kaybettiğinde sana kim olduğunu hatırlatmak için.
İnsan bunu çoğu zaman aşk sanıyor. Kader sanıyor. Tesadüf sanıyor.
Ama yıllar sonra dönüp baktığında şunu görüyor.
Asıl hediye o insan değilmiş.
Onun sende uyandırdığı bilinçmiş.
Belki de bu yüzden bazı karşılaşmalar birkaç ay sürüyor ama etkisi bir ömür devam ediyor.
Çünkü ruh zamanla çalışmıyor.
Bir anın içine bazen yılların bilgeliğini sığdırabiliyor.
Ve belki de bu hayatta hiçbir karşılaşma rastgele değil.
Bazıları seni mutlu etmek için geliyor.
Bazıları seni sarsmak için.
Bazıları ise sadece sana unuttuğun bir parçanı geri vermek için.
Sonra sessizce yoluna devam ediyor.
Ama sen artık aynı insan olmuyorsun.
|