Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 30.04.26, 02:13
Skoda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Skoda Skoda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 27.01.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,287
Forum Puanı: 3468
Etiketlendiği Mesaj: 36 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Rabbim, senin hakkındaki hayretimi artır!

İbnü'l-Arabî’ye göre kulun zannının güzelleşmesi, Allah'ı "şöyle veya böyle" diye sınırlamayı bırakıp O'nun her an yeni bir tecellide olduğunu kabul etmesiyle (hayret makamıyla) mümkündür. Bunun için Hz. Muhammed'in (s.a.v.) şu duasını sıkça zikreder ve tavsiye eder:

Rabbî zidnî tahayyuran fîk

Anlamı: "Rabbim, senin hakkındaki hayretimi artır!"

Neden bu dua? İbnü'l-Arabî'ye göre Allah hakkında "kesin zanlara" sahip olmak vizyonu daraltır. Kul "Rabbim beni cezalandıracak" veya "Allah sadece şunları sever" gibi dar zanlara sıkıştığında bu duayı okumalıdır ki kalbi genişlesin, Allah'ın mutlak rahmetini ve her an değişen tecellilerini hayretle izleyebilsin.

Ilgili kaynaklar:
Füsûsu'l-Hikem – "Nûh Faslı" (Fass-ı Nûhî)
Şeyh-i Ekber, bu duayı doğrudan zikrettiği ve hayret kavramıyla bağdaştırdığı en meşhur yer burasıdır.
Bölüm Adı: Nûh Kelimesindeki Tenzih Hikmeti.
İçerik: İbnü'l-Arabî bu bölümde Hz. Nûh'un kavminin düştüğü durumu anlatırken konuyu "muhammedî hayret" makamına getirir. Tam bu noktada metinde aynen şu ifade geçer: "İşte bu yüzden (Hz. Muhammed) 'Rabbim, senin hakkındaki hayretimi artır' (Rabbî zidnî tahayyuran fîk) demiştir."
Açıklaması: Bu fasılda, Allah'ı sadece tek bir sıfatla veya zanla sınırlayanların hüsrana uğrayacağını, Muhammedî meşrebe sahip olanların ise bu dua ile her an değişen tecellileri hayretle izlediğini anlatır.

Füsûsu'l-Hikem – "Hûd Faslı" (Fass-ı Hûdî)
Duanın mantığı olan "zannın sınırlarını yıkmak" ve "itikad tanrısı" (el-ilâhu'l-mu'tekad) kavramının kaynağıdır.
Bölüm Adı: Hûd Kelimesindeki Ahadiyyet Hikmeti.
İçerik: İbnü'l-Arabî burada doğrudan "Ben kulumun zannı üzereyim" hadis-i kudsîsini şerh eder. Kulun zihnindeki "zanları" nasıl putlaştırdığını ve bu dar vizyondan kurtulmanın (yani hayrete ulaşmanın) yollarını inceler.

El-Fütûhâtü'l-Mekkiyye – 2. Cilt / 198. Bab
Fütûhât’ın bu meşhur bölümü tamamen "Hayret Makamı" (Makamü'l-Hayret) ve marifetullaha (Allah'ı bilmeye) ayrılmıştır.
İçerik: Bu babda İbnü'l-Arabî, Hz. Peygamber’in neden "Hayretimi artır" diye dua ettiğini teorik olarak açar. "Kim Allah'ı bir sıfatla veya kendi zannıyla sınırlar ve orada kalırsa, o kendi nefsinin Rabbine tapmaktadır. Arif ise bu dua ile her tecellide O'nu yeniden tanıyandır" dusuncesini burada temellendirir.

Bolumu ele alan alimler ve İbnü'l-Arabî şarihleri, bu hayret duasının Kur'an-ı Kerim'deki Tâhâ Suresi 114. ayetinin irfanî bir genişlemesi olduğunu söylerler.
Ayet-i kerimede Hz. Peygamber'e şöyle dua etmesi emredilir:
"Rabbî zidnî 'ılmâ" (Rabbim, ilmimi artır!)
İbnü'l-Arabî, Füsûs’un Nûh faslında bu ayet ile hayret duası arasında doğrudan bağ kurar. Ona göre Allah hakkındaki ilmin (marifetullah) artması, zihindeki kalıpların yıkılması ve hayretin artması demektir. Dolayısıyla "İlmimi artır" duası, hakikat boyutunda "Hayretimi artır" duasına tekabül eder.

__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148