Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Rivâyet bi’l-ma‘nâ caiz kabul edildiğinde, Nebevî sözde korunan şey lafız değil murad ise; muradın sınırı nasıl tayin edilir? Çünkü muradı koruyayım derken lafzın doğurduğu ince delâletlerin kaybı, hadisin hükmünü ve hikmetini sessizce değiştirebilir.
|
rivayet bilmana caiz kabul edildiginde nebevi sozde korunan sey lafiz degil murad ise muradin siniri her seyden once ravinin dil ve şeriat ehliyetiyle tayin edilir lafzi degistirecek kisinin kelimeler arasindaki ince nukte farklarini ayirt edebilecek duzeyde bir arapca bilgisine ve fikhî melekeye sahip olmasi sart kosulur muradin siniri hadisin sevk edildigi asli mananin ve hukmun illetinin korunmasiyla cizilir eger ravi kelime secimiyle hadisin kapsamina yeni bir hukum ekliyor veya var olan bir istisnayi ortadan kaldiriyorsa muradin siniri asilmis kabul edilir ozellikle taabbudi nitelikteki dualar ve cevariul kelim gibi mucizevi ifadelerde lafiz muradin kendisi oldugu icin bu alanlarda sinir bizzat kelimelerin kendisidir sonucta murad siyak sibak ve hadisin vurus sebebi dairesinde belirlenir ve diger lafzi rivayetlerle karsilastirilarak denetlenir boylece lafzin dogurdugu ince delaletlerin kaybolmasinin ve hukmun sessizce degismesinin onune gecilmeye calisilir ulema lafzin korunmasini her zaman evla gormustur cunku insan zihni nebevi muradin tum boyutlarini her zaman kusatamayabilir bu yuzden muradin siniri belirlenirken ihtiyat ilkesi geregi metnin fikhî yuku asla daraltilmamali veya genisletilmemelidir ravinin kendi anlayisini hadisin asli manasi yerine koymasi muradin sinirinin ihlali anlamina gelir bu hassas terazi hadis usulunun en temel guvencelerinden biridir ve metnin ozgunlugunun korunmasini saglar