Hayatım neden değişmiyor? Dualarım neden kabul olmuyor?
Bugün Allah’a yakınlık, namaz, iyi ameller ve iyi insanlardan bahsedeceğiz. İnsanların çoğu iyi olmaya çalışır, çok dua eder, namaz kılar ve Allah’tan rızık, bereket, iyi maddi durum, şans, iş, sıkıntıların hafiflemesini, borçlardan kurtulmayı ya da iyi bir hayat ister.
Muhtemelen birçok insan böyle bir durum yaşamıştır ve kendi kendine şu soruyu sormuştur: “Neden her şey bu kadar kötü gidiyor? Neden borçlarım var? Neden eşim sert, baskıcı, içki içiyor, çalışmıyor ya da bana kötü davranıyor? Neden iş yerinde bu kadar çabalamama rağmen değer görmüyorum, haksız suçlamalara uğruyorum? Ben dua ediyorum, zikir yapıyorum, namaz kılıyorum, Allah’a yalvarıyorum. O hâlde neden Allah beni duymuyor, neden vermiyor?”
Öncelikle şunu anlamak gerekir: Allah’a ibadet etmek bizim görevimizdir. Biz O’nun kullarıyız. İnsan namaz kılsa da kılmasa da Allah’ın kudreti eksilmez. Allah her zaman mutlak güç sahibidir.
İkinci olarak, insan kendi sorunları için çaba göstermelidir. Dua etmek gerekir ama aynı zamanda harekete geçmek de gerekir. Kur’an’da da yazdığı gibi; insan kendini ve davranışlarını değiştirmezse Allah da onun durumunu değiştirmez.
Evde bütün gün oturup sadece dua etmekle hiçbir şey değişmez. Aynı şekilde sadece tılsımlar, vefkler veya ritüellerle de hayat düzelmez. İş kendi kendine yapılmaz, sorunlar kendi başına çözülmez, para gökten inmez. Bir insan araba tamir etmeyi bilmiyorsa ya da gitar çalmayı öğrenmediyse, hiçbir tılsım onu bir anda usta yapmaz. İnsan çalışmalı, hareket etmeli ve emek vermelidir. Allah; çalışanı, sabırlı olanı ve gayret eden insanı sever.
Ayrıca sürekli istemek de doğru değildir. Çünkü Allah bize zaten büyük nimetler vermiştir. Allah bize eller, ayaklar, gözler, sağlık, akıl ve düşünme yeteneği verdi. O hâlde bunları kullanmamız gerekir. Her şey bir anda, tek bir dua ile olacak diye beklemek doğru değildir.
Ben insanları duadan ve Allah’a yönelmekten uzaklaştırmak istemiyorum. Sadece şunu söylemek istiyorum: İnsan düşünmeli, karar vermeli, harekete geçmeli ve gerektiğinde risk almalıdır. Hayatı kendi eline almak gerekir. Sürekli “Bugün olmadıysa yarın olur” diyerek sadece beklemek doğru değildir. Bazı insanlar sadece dua ediyor ama gerçek hayatta hiçbir adım atmıyor.
Ayrıca sürekli başkalarını suçlamayı bırakmak gerekir. İnsan çoğu zaman kendi hatalarını görmek istemez. Bilinçaltı ve ego, başarısızlıklar için bahaneler arar. “Birisi nazar değdirdi, biri büyü yaptı, ailem suçlu, çevrem suçlu” demek daha kolay gelir. Çünkü insan için en zor şey kendini gerçekten değiştirmektir.
İnsan zihni risk almak istemez. Bilinmeyene gitmekten korkar. Bu yüzden bazen kötü bir durumda kalmayı tercih eder. Pasif bir şekilde hayatı izlemek, kendi hayatının sorumluluğunu almaktan daha kolay gelir. İşte insanların birçok sıkıntısının ve başarısızlığının temel sebeplerinden biri budur.
Evet, nazar vardır. Kötü niyetli insanlar vardır. İnsanlar bazen zarar verebilir, ailelerin arasını bozabilir, işleri zorlaştırabilir. Fakat hiç kimse sizin yerinize hayatınızı yaşayamaz. Siz izin vermeden hiç kimse size gerçek anlamda zarar veremez. Aynı şekilde hedeflerinize ulaşmanız için de sizden başka kimse sizi kurtaramaz. İnsan artık pembe gözlükleri çıkarmalı, hayal dünyasından çıkmalı ve kendini kandırmayı bırakmalıdır.
Ayrıca şunu da anlamak gerekir: İnsanların çoğunu, sizin ne kadar iyi biri olduğunuz, Allah’a ne kadar yakın olduğunuz ya da ne kadar ibadet ettiğiniz ilgilendirmez. Bu, sizinle Allah arasında kalmalıdır. Din ve Allah insanın kalbinde olmalıdır; bunu herkese göstermeye ya da kanıtlamaya çalışmayın.
Dikkatinizi sürekli başkalarına değil, kendinize, hayatınıza ve hedeflerinize yöneltin. Kitap okuyun, kendinizi geliştirin, yaptığınız işte profesyonel olmaya çalışın. Bir birey olarak büyüyün, farklı hobiler edinin, kendinizi sevin ve değer verin. O zaman hayatınızın nasıl değişmeye başladığını göreceksiniz.
Ayrıca ruhsal dünya, ezoterizm, manevi uygulamalar, tılsımlar ve büyü benzeri şeylere aşırı şekilde bağlanmayın. Bunlar her zaman fayda sağlamaz; bazen insana zarar verebilir, şansını kapatabilir ve hayatına olumsuz enerji çekebilir.
Eğer gerçekten manevi destek, ritüel ya da ruhsal çalışmalar gerekiyorsa, bunu bilinçsizce değil, işin uzmanı olan güvenilir kişilerle yapmak daha doğrudur.
__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir
|