Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 29.05.26, 02:13
SertDede SertDede isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 27.05.18
Bulunduğu yer: izmit
Mesajlar: 191
Forum Puanı: 3126
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Fıtrat Mizaç Tabiat

FITRAT MİZAÇ TABİAT

Kalıptan Öze: İnsanın Derunî (bir nebze) Anatomisi

En Dış Kabuk: Zulmet-i Tabiat ve Mühürlenme Sırrı

Ariflerin dilinde Tabiat, dört unsurun (toprak, su, hava, ateş) beden mülkündeki kesif ve somut tezahürüdür. Ruhun dünyaya bakan, maddeye meyleden ve insanı aşağıya çekmeye çalışan yönünü temsil eder.

Kur’an-ı Kerim’de bu boyutun sırrı, doğrudan bir kavram olarak değil "Tab’" (Mühürleme) fiili üzerinden tahlil edilir. Kalp, madde aleminin ve nefsanî arzuların esiri olduğunda, üzerinde kesif bir tortu birikir. Ayette buyrulan "Hayır, onların işleyip kazandıkları şeyler kalplerinin üzerine pas (rayn) olmuştur" (Mutaffifîn, 14) hükmü, bu katılaşmaya işaret eder. İnsan zâhirî heveslerine teslim olduğunda, Allah o kalbi kendi kesifliğinde bırakır; yani tabeder (mühürler). Sırrın ilk kapısı, bu zifiri tabiat karanlığını fark edip aşmaktır.

Ara Form: Mizaç ve Kıvam Dengesi

Mizaç, kelime anlamı itibarıyla "karışım" (mizâc) demektir ve bedenin unsurları ile ruhun melekelerinin kesişim noktasını oluşturur. Ruh, topraktan şekillendirilen kalıba üflendiğinde, o çamurun kimyasal ve fiziksel harmanından (mizacından) etkilenir.

Kur’an’da cennet içeceklerinin kıvamı ve terkibi için kullanılan "Mizâcuhâ kâfûrâ" (kâfur karışımlı) veya "Mizâcuhâ zencebîlâ" (zencefil karışımlı) ifadeleri, işarî tefsirlerde ruhun saflaşma derecelerini remzeder. Zencefil harareti ve cezbeleri; kâfur ise burûdeti, huzuru ve aklıselimi temsil eder.

Sünnet-i Seniyye’de Efendimiz’in (s.a.v.) mizaç dengesine dair uygulamaları (örneğin hurmanın hararetini kavunun serinliğiyle dengelemesi), yalnızca tıbbî bir tavsiye değil, "nefsin itidale kavuşturulması" sırrıdır. İnsan, mizacındaki aşırılıkları (ateşin getirdiği öfkeyi veya toprağın getirdiği hantallığı) İslam potasında eritmedikçe içteki cevhere ulaşamaz.

Asli Cevher: Fıtrat ve Ahd-i Elest

Burası sırrın en derin noktasıdır. Fıtrat, tabiatın kesifliğinden ve mizacın değişkenliğinden azade olan, Allah’ın insan ruhuna vurduğu saf ve ilahi öz mührüdür. Değişime ve bozulmaya uğramaz. Rûm Suresi 30. ayette geçen "Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur" hükmü, fıtratın bu sarsılmaz boyutu içindir.

Havassın kalemi burada durur ve Elest Bezmi’ne (A’râf, 172) atıf yapar. Ruhlar henüz mizaç ve tabiat kalıplarına bürünmeden önce, saf fıtrat halindeyken ilahi hitaba "Belâ (Evet)" demişlerdir.

Buradaki sır şudur: Beden (tabiat) ve karakter (mizaç) dünya hayatında ne kadar lekelenirse lekelensin, en dipte saklı olan Fıtrat asla kirlenmez. O, Allah’ın insandaki zatî emanetidir. Nebevi öğretiye ait "Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar..." hadisindeki hikmet, insanın özünde her an hakkı tanımaya hazır bir tevhid çekirdeği taşıdığı gerçeğidir.



Nihai Nokta: Şâkile Aynası

Bu üç katman insanda nasıl birleşir ve somutlaşır? İlimdarlar bu sualin cevabını İsrâ Suresi 84. ayet ile verirler: "De ki: Herkes kendi şâkilesine göre hareket eder."

Şâkile, fıtratın mizaç süzgecinden geçip tabiat kalıbına dökülmüş, nihai şahsiyete bürünmüş halidir. Sebepler dairesinde insanın mizaç ve tabiatı onun imtihanıdır; kimi ateş mizaçlı ve tez canlıdır, kimi toprak mizaçlı ve sabırlıdır. Kulun vazifesi, bu mizaç ve tabiat perdesini zikir, riyazet ve sünnete ittiba ile incelterek, en dipteki o saf ilahî fıtratı yüzeye çıkarmaktır. Tabiat aşılıp mizaç dengelendiğinde, fıtratın ışığı kalpten zâhire doğru sızmaya başlar.

VESSELAM

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148