Alıntı:
Serdar102 Nickli Üyeden Alıntı
Mesajınıza teşekkür ederim.
2012 yılının son ayında 112 tane yayınevine e mail yoluyla baş vurdum. 40' ar tane masal gönderdim. Alın bakın bu masalları ben yazıyorum, dedim. Masal kitaplarında kullanabilirsiniz, dedim. 14 yayınevi benimle ilgilendi. 13 tanesinden yanıt geldi. Sonunda, hiçbiri benim yazdığım masalları kitap olarak hazırlamaya yanaşmadı. İnanın para sözü falan etmedim. Bir yayınevi editörü bana telefon açtı. Konuştuk. Bize gönderdiğiniz masalları siz mi yazıyorsunuz, dedi. Ben de, evet, dedim. Hangi okulu bitirdin, dedi. Ben de, lise mezunuyum, dedim. Hayır, dedi. Sen bu masalları yazamazsın, dedi. Sesini yükseltti. Bana bağırdı. Bu masalları yazan biri edebiyat öğretmenidir. Üniversitede hocadır. Sen kimsin de bu masalları yazdığını iddia ediyorsun, dedi. Telefonu kapattı.
|
Bazen insanlar anormal davranabiliyor. Masal ve roman yazmak için üniversite mezunu olmak gerekmez. Her üniversite mezunu da kitap yazamaz. Bazı kitaplar da okunmaya değer değildir.
Birkaç yıl öncesine kadar dünya ülkelerinden ve dünya ünlülerinden masalları topluyordum. Bunları çevirip düzeltip bastırma niyetim vardı. Tamamlamıştım. Olmadı. Gerçi ben sadece daha önce çalıştığım yayınevine gönderdim. Masal kitabı basmıyorlarmış. Halbuki kendilerinden biri de masal yazıyordu eskiden.
İnsanlar kitap okumaz oldular. Daha doğrusu, okumaları gereken kirapları okumaz oldular. Şimdilerde hep kişisel gelişim, güzellik, şifalı bitkiler, astroloji vs bu gibi kitaplar var. Mankenlerin yazığı kitaplar var.
Şimdilerde hâlâ kitap satılsa da kitap izlemek yerine video izleniyor.
İnsanlar kitap okuyamayacak kadar meşguller (?)