Alıntı:
Lonkia Nickli Üyeden Alıntı
Üstadım, Zülkarneyn A.S.’ın göğe ve yere çekmiş olduğu gökkubbeden dolayı, ne insanların ne de cinlerin belli bir mesafeden sonrasına gidemediğini ayrıca bu gökkubbe, bizleri Yecüc ve Mecüc’ten korumak için çekildiğini biliyorum. Bunun yanı sıra, Kuzey Kutbu'nda ya da Antarktika'nın ötesinde henüz keşfedilmemiş başka kıtalar da olabilir mi? Ayrıca yerin altında da Agarta ve Şambala medeniyetleri olduğuna inanıyorum. Yecüc Mecüc denilen tayfa belkide onlardır.
|
Değerli kardeşim, Agarta ve Şambala meselesi İslâmî nasslarda sabit olan kavramlar değildir. Şambala, daha çok Tibet-Budist gelenekte geçen efsanevî/mistik bir krallık tasavvurudur, Agarta ise modern ezoterik, okült ve “yeraltı krallığı” anlatılarında dolaşan bir iddiadır. Bunları Kur’ân’daki Ye’cûc-Me’cûc ile özdeşleştirmek için elimizde sahih âyet, sahih hadis veya muteber tefsir delili yoktur.
Zülkarneyn kıssası, Ye’cûc-Me’cûc meselesi ve Rahmân sûresi 33. âyet-i kerîmesi elbette büyük ve derin mevzulardır. Fakat bu meselelerde konuşurken Kur’ân’ın söylediği ile sonradan oluşmuş rivayet, efsane, işârî yorum ve halk anlatılarını birbirinden ayırmak gerekir.
Kur’ân-ı Kerîm’de Zülkarneyn’in yaptığı şey, göğe ve yere çekilmiş bir gökkubbe olarak anlatılmaz. Kehf sûresi 93-98. âyetlerde bildirilen hadise, iki dağ/sed arası bir bölgede, Ye’cûc ve Me’cûc’ün fesadından şikâyet eden bir kavme karşı yapılan sed/radm meselesidir. Bu sebeple “Zülkarneyn aleyhisselâm göğe ve yere bir gökkubbe çekti; insanlar ve cinler belli bir mesafeden sonrasına bu yüzden gidemez” ifadesi, Kur’ân’ın açık lafzında bulunan bir bilgi değildir. Kur’ân bize Zülkarneyn’in Allah’ın verdiği imkânla bir set yaptığını haber verir; fakat bunu bütün yeryüzünü veya semayı kaplayan bir kubbe şeklinde anlatmaz.
Zülkarneyn’in seddi haktır; Ye’cûc ve Me’cûc haktır. Fakat bu hakikatleri gökkubbe, Agarta, Şambala, gizli kıtalar ve modern ezoterik anlatılarla karıştırırsak, sahih bilgiyi zanna bulamış oluruz.