Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Naklettiğiniz açıklama, aslında meseleyi çok güzel bir noktaya getirmektedir. Zira bu nakilde Rahmân sûresi 33. âyet hakkında birkaç tefsirî ihtimal zikredilmekte; fakat neticede âyetin asıl maksadının Allah’ın hükümranlığından, kudretinden ve hükmünden kaçışın mümkün olmadığını bildirmek olduğu ifade edilmektedir.
Burada en mühim kelime “sultân” kelimesidir. Bu kelime tefsirlerde bazen delil ve hüccet, bazen güç ve kudret, bazen de Allah tarafından verilen yetki, imkân ve izin mânasında değerlendirilmiştir. Nitekim sizin naklettiğiniz açıklamada da “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak Allah tarafından verilecek bir yetki ve imkânla olabilir” şeklindeki yorumun mümkün olduğu açıkça belirtilmektedir.
İşte acizane benim de yukarıdaki mesajımızda arz etmek istediğimiz nokta tam olarak budur.
Rahmân 33, ilmi ve araştırmayı reddetmez.
Rahmân 33, insanın Allah’tan bağımsız kudret iddiasını reddeder.
Rahmân 33, mutlak olarak “gidemezsiniz” demez; “Allah’ın verdiği sultân olmadan gidemezsiniz” der.
İnsan nereye giderse gitsin; yerin derinliklerine inse de, denizlerin altına nüfuz etse de, semaya yükselse de, Ay’a çıksa da yine Allah’ın mülkü içindedir.
Bu sebeple âyet-i kerîmeden doğrudan doğruya “uzaya çıkış yasaktır”, “belli bir mesafeden sonrası insana ve cinne kapalıdır”, “Ay’a gidilemez” şeklinde kesin bir hüküm çıkarmak kanaatimizce âyetin lafzını ve tefsirî çerçevesini aşan bir yorum olur.
Sizin naklettiğiniz metin de bunu teyit etmektedir. Çünkü orada mesele, insanın Allah’ın verdiği imkânla bazı hudutlara nüfuz edip edemeyeceğinden ziyade, bunu Allah’ın hükümranlığını aşma iddiasına dönüştürmemesi gerektiği şeklinde izah edilmektedir.
Âyet, Allah’ın mülkünden kaçışı imkânsız kılar; ilimle yapılan araştırmayı yasaklamaz.
Âyet, mahlûkun aczini bildirir; Allah’ın bahşettiği sultân ile elde edilen imkânları inkâr etmez.
Âyet, insanın haddini bilmesini emreder; fakat kâinatı tanıma gayretini reddetmez.
|
*****Burada en mühim kelime “sultân” kelimesidir. Bu kelime tefsirlerde bazen delil ve hüccet, bazen güç ve kudret, bazen de Allah tarafından verilen yetki, imkân ve izin mânasında değerlendirilmiştir. Nitekim sizin naklettiğiniz açıklamada da “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak Allah tarafından verilecek bir yetki ve imkânla olabilir” şeklindeki yorumun mümkün olduğu açıkça belirtilmektedir.****
Bak ne güzel açıklama
Allah CC insana ve cine belli mesafeden sonrasına yetki vermiyor, eğer bunun tersi söylenirse cinlere yasak edilen kulak hırsızlığı için konan kararın olmadığı tezi ortaya çıkar ki bu resmen ayete muhalefettir
Bende bu kulak hırsızlığının yasaklandığı ayetden güç alarak belli mesafeden sonrasının yasak olduğu inancımı keainleştiriyor
Aya gidilip gidilmediği başka bir konu, ben insani delillerden ortaya çıkarak aya gidilmediği marsa gidilmediği kanaatindeyim, uzay harcamaları adı altında harcanan 100 milyarlarca doların halkın tepkisini çekmemek için uydurulduğunu o paraların başka yerlere aktarıldığı kanatindeyim