Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
*****Burada en mühim kelime “sultân” kelimesidir. Bu kelime tefsirlerde bazen delil ve hüccet, bazen güç ve kudret, bazen de Allah tarafından verilen yetki, imkân ve izin mânasında değerlendirilmiştir. Nitekim sizin naklettiğiniz açıklamada da “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak Allah tarafından verilecek bir yetki ve imkânla olabilir” şeklindeki yorumun mümkün olduğu açıkça belirtilmektedir.****
Bak ne güzel açıklama
Allah CC insana ve cine belli mesafeden sonrasına yetki vermiyor, eğer bunun tersi söylenirse cinlere yasak edilen kulak hırsızlığı için konan kararın olmadığı tezi ortaya çıkar ki bu resmen ayete muhalefettir
Bende bu kulak hırsızlığının yasaklandığı ayetden güç alarak belli mesafeden sonrasının yasak olduğu inancımı keainleştiriyor
Aya gidilip gidilmediği başka bir konu, ben insani delillerden ortaya çıkarak aya gidilmediği marsa gidilmediği kanaatindeyim, uzay harcamaları adı altında harcanan 100 milyarlarca doların halkın tepkisini çekmemek için uydurulduğunu o paraların başka yerlere aktarıldığı kanatindeyim
|
Değerli Üstadım, kulak hırsızlığı meselesini inkâr etmek gibi bir durum söz konusu değildir. Hicr, Sâffât, Mülk ve Cin sûrelerinde göğün şeytanlara karşı korunduğu, kulak hırsızlığına kalkışanların şihâb ile kovalandığı açıkça bildirilmiştir.
Bu husus haktır, Kur’ân ile sabittir.
Fakat burada dikkat edilmesi gereken âyetlerin konusu insanın ilmî araştırma için semaya yükselmesi değil;
şeytanların ve asi cinlerin mele-i a‘lâdan gaybî haber çalma teşebbüsüdür. Sâffât sûresi 7-10. âyetlerde de mesele açıkça “mele-i a‘lâya kulak verememeleri” ve kovulmaları bağlamında zikredilir; Kur’an Yolu tefsiri de bu âyetlerde kâhinlerin semavî güçlerden haber aldığına dair inançların asılsızlığının vurgulandığını belirtir.
Hicr sûresi 17-18. âyetlerde buyrulur ki gök, kovulmuş şeytanlara karşı korunmuştur; kulak hırsızlığı yapmaya kalkışanı da parlak bir ışık kovalar.
Buradaki yasak, vahiy ve gayb alanına sızma teşebbüsüdür. Yoksa insanın teleskopla göğü incelemesi, uydu göndermesi, atmosferi araştırması veya Allah’ın yarattığı kevnî kanunları kullanarak bir mesafe kat etmesi bu âyetin doğrudan konusu değildir.
Şeytanların mele-i a‘lâya ulaşmaya çalışması engellenmiştir. Fakat insanın Allah’ın yarattığı kanunlarla göğü araştırması başka bir konudur.
Bu, kulak hırsızlığı değildir. Bu, mele-i a‘lâdan gaybî haber çalmak değildir. Bu, vahiy alanına müdahale değildir. Bu, kevnî âyetleri araştırmaktır.
Eğer kulak hırsızlığı âyetlerinden “belli bir mesafeden sonrası herkes için mutlak yasaktır” neticesi çıkarılırsa, o zaman uçak, uydu, teleskop, atmosfer araştırması ve uzay incelemesi gibi birçok ilmî faaliyet de aynı yasak içine sokulmuş olur.
Hâlbuki bu faaliyetler gaybî haber çalma değil, Allah’ın kâinata koyduğu nizamı inceleme faaliyetidir.