Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
ben hanefi olmama rağmen imanın söz ve ameldir artar ve eksilir görüşünü destekliyorum
misal olarak söz ile 1 kere bile şirke giren birinin imanı gider
yine ömür boyu imani hiç bir fiili olmayan birinin imanı gider , namaz Allah ile irtibattır , ömrğbde hiç namaz kılmayan bir müslümanın Allah irtibatı kopmuştur...
|
Ben de Hanefiyim ve kesinlikle aynı görüşteyim hocam. İman amelle doğru orantılı olarak artar, günahla zayıflar. Şirk ile tamamen kopar ve tekrar nasuh tevbe, amentü ve şehadet ile temizlenmesi gerekir.
Amentünün şartlarından birinin de, kabul ettiğin şeyi yapmak olduğunu düşünüyorum. Yoksa ne kadar kabule mukabil bir iman sahibi oluruz bu ciddi şekilde tartışılır.
Örneğin ilk dönem sahabiler ve selef alimleri, mezhep imamları ve birçok mübarek zat, namaz kılmayanın küffran-ı nimet içerisinde olduğunu dile getirmişlerdir. Hatta bilinçli olarak terk edenin mürted olduğu dahi bazı âlimler tarafından dile getirilmiş.
Bu sebeple şeriat zahiri göz önüne alıyor. Günümüzde bir söz var adam her haltı yiyor, ne namaz var ne oruç var, üzerinde İslam şeairine ait zerre bir şey olmadan "benim kalbim temiz" diyor. Oysa kalbi temiz olanın ameli de temiz ve salih olur. O adama denilir ki senin batıni seviyen beni ilgilendirmez o Allah'la kul arasındadır, biz insanlar olarak İslam ahkamına ne kadar uyup uymadığına bakarız. Amel yani zahir imana delil olduğuna göre, şeriat da en önemli olan iman meselesini zahirle ele alır.
Ama bu amellerin imandaki kemalat seviyesi ve batıni tezahürü ile yine şeriat ilgilenmez diye düşünüyorum. Hatalı isem düzeltin.