Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı
Hocanın varlıkları itaati istediği cinden güçlüyse kendi cinlerine davete geleni hırpalatır.
Yani dayak attırır cinde itaate mecbur kalır.
Bu formüllerden biridir.
Bu tür tehditler onlara işlemez onların gözünü korkutmak gerek. Dilden tehdit ederek itaati alınmaz. Canını yakman yada itaate zorlayacak daha tehlikeli işler yapman gerek.
|
Beyanınız zâhiren bir ikaz gibi görünse de, havassın kahrî tasallut mutfağına yabancı bir yaklaşımdır. Biz ilk kelamımızda "ezerek emre alma" derken, bunu senin zannettiğin gibi lügat parçalayarak, dilden kuru tehditler savurarak yapılacak bir çocuk oyunu olarak vasıflandırmadık. Oturup şeytan tohumuyla sidik yarıstırır gibi laf dalasına pek tabii girmeyeceğiz İfrit gibi dumansız ateşin en kibirli ve azgın tabakasından olan bir varlığın dille, lafla korkutulacağını sanmak zâten bu ilmin alfabesine terstir. İfrit, insanın dilindeki kelamdan değil, o kelamın arkasındaki fiilî azaptan korkar.
Benim "ezerek ve zincirleyerek" diye işaret ettiğim hakikat, tam olarak senin "canını yakmak" dediğin o mutlak cebir mekanizmasıdır. Bizim lügatimizde tehdit dille telaffuz edilmez; doğrudan ameliyeyle, esrar-ı huruf ve kahrî terkiple icra edilir. İfrit *** veya ***kilitlenip, ** tütsüleriyle nâra (ateşe) yaklaştırıldığında, o ifrit senin lügatinden değil, o *** sıcağından ve ruhunu sıkan frekans hapishanesinden dolayı can havliyle diz çöker.
Yani bizim "ezme" dediğimiz şey, senin "can yakma ve itaate zorlama" dediğin o tehlikeli sahanın ta kendisidir, onun zâhire dökülmüş adıdır. İfrite "seni yakarım" denmez; kahrî kasemle o ateş zaten kafasına indirilir, makam mühürleri elinden alınır ve kendi kabilesinin önünde rütbesi sökülerek itibarî bir ölüme mahkum edilir.
Velhasıl, bizim vazettiğimiz kuralın esası budur. Kelamla tehdit aceminin işidir; kahrî mizanla can yakıp ruhunu kelepçelemek ise usta işidir. Biz o kapıyı zâten böyle açtık, mizanımız da budur.
Vesselam...