Alıntı:
Mesturu Nickli Üyeden Alıntı
Nazar, avamın sandığı gibi basit bir "göz değmesi" değil; hasetle veya aşırı hayranlıkla bakan bir gözden çıkan, kahrî ve yıkıcı bir enerji tazyikidir (şua/ışın). Kişinin aurasını (manevi kalkanını) deler ve oraya yerleşir.
Hakiki bir havasçının nazarı almak için varlığa ihtiyacı yoktur; çünkü o, "Kelâmullahın Frekans Mizanını" bilir. Nazar değen kişinin karşısına geçer ve Kalem Suresi’nin son ayetlerini (Ve in yekâdülleziyn...) ya da Muavvizeteyn’i (Felak ve Nas) sıradan bir dua gibi değil, o harflerin göğüs ve boğaz mahreçlerinden çıkan yakıcı nefes (nefes-i rahmânî) frekansıyla okur. O ses dalgaları ve havasçının kendi iradesinden çıkan enerji, kişinin aurasına yapışmış olan o pis nazar manyetiğini bir camın buzlanıp kırılması gibi tuzla buz eder. Varlık bu işin neresindedir? Hiçbir yerinde.
Musallat konusunda ise ilim sahibi kimsenin tasarrufu odayı mekanı öyle yakıcı ve yıkıcı bir *** doldururki bu konuya girmek istemiyorum.
Dün bir kardeşimden cümlelerimizin zor anlaşıldığı konusunda bir telkin aldım icraatını yaptığımız ilim dolayısıyla Arapça kökenli kelimeleri ve ağır Türkçe kelimeleri kullanabiliyoruz bu sefer daha dikkat etmeye çalıştım modern kelimelerle harmanladım umarım herkesin anlayacağı şekilde yaz bilmişimdir
|
Yazılarınızı okuyup istifade etmeye çalışıyorum hocam Allah razı olsun düşünüp emek verdiğiniz için. ☆ミ