Tekil Mesaj gösterimi
  #21  
Alt 12.06.26, 14:12
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
🔶️imas imas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,520
Forum Puanı: 10255
Etiketlendiği Mesaj: 5361 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
murakip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Mesela ben hocam. Amelde Hanefiyim, itikadda ağırlıklı selefi salihin çizgisine ve Maturidi'ye de "kısmen" daha yakın hissediyorum kendimi ve böyle inanıyorum. Hanefi olunca herkes direkt maturidi olmak zorunluymuş gibi bir algı var. Aslında bu devlet ve diyanetin din eğitimi politikası kaynaklı. Dünyadaki diğer Müslümanlara bakınca böyle bir durum yok. Herkes itikadda farklı anlayışlara tabi olabiliyorlar.

Kelam ilmiyle alakalı olarak da Cehmiyye'nin, Meşşaiyye'nin, Mutezile'nin neticeleri ortada. Kelam ilmi gerçekten kelam olarak değil Aristo felsefesi özelinde tartışıldığından kafir anlayışıyla İslam yorumlama çabası rezalet sonuçlanıyor.
Yok öyle bir şey herkes maturidi olmak zorunda falan değil, hanefi miladi
8. Asır, maturidi miladi 10. asır,
Aradaki yıllarda insanlar ne ile yürütmüşler dini akideleri,
Bu gün bu ülkede bırak müslümanı mümin olanların yarıdan fazlası maturidiyi eşariyi bilmiyor..

Kelam ilmiyle ilgili bir yerden kopyaladım aslında kopya yapıştırı hiç sevmem, ama malum her şeyi telefondan yazmak zor oluyor

İbnü'l-Arabî'nin kelam ilmine bakışı genel anlamda menfidir. İbnü'l-Arabî'de bu bakış açısı şekillenmiş ve ortaya çıkan husus ise insanın hakikatle olan ilişkisidir. Sûfî kimliğiyle öne çıkan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisini kazandığı zemin de doğal olarak kendine özgü bir teoriyle beslediği bu tasavvufî zemindir. Ona göre insan hakikat yoluna ancak hâl, keşf ve müşâhede gibi ulaşılabilir, Allah tarafından (ledün) kendisine öğretilen bir bilgi aracılığıyla dahilinde olabilir. Öte yandan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisinde kaldığı önemli bir dayanağın da Kur'ân olduğunu görüyoruz. Kur'ân'ın zikrettiği deliller kelamin delillerine ihtiyaç bırakmayacak kadar güçlü, sahih ve sarihtir. Dolayısıyla Kur'ân'a sarılan birinin, sarıldığı süre boyunca kelama ihtiyacı duymasından söz edilemez. Ayrıca kelam İbnü'l-Arabî'ye göre aslında şüphe demektir, sorun demektir. Mütekellimler sürekli itikadî sorunlarla, şüphelerle ilgilenerek ve sorunları gündeme getirmeden, başkalarını şüpheye sevkederler. Buraya sürüklendikten sonra İbnü'l-Arabî'ye göre insanın kendisini kurtarması çok zor, birlikte kendini kurtaran sayıları da oldukça az. Bu yüzden İbnü'l-Arabî'ye göre bir şehirde bir kelamcıdan fazlasına lüzum yoktur.

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148