Gölge değiliz biz, aynı sancağız,
Birimizin derdi, hepimizin harcı.
Siz sustukça değil, bittikçe sindiniz,
Biziz bu meydanın kadim yargıcı.
Zülfikar ağırdır, evet, doğrudur,
Ama taşımaya aslan bileği gerekir.
Dostu savunmak namus borcudur,
Sinsi fısıltıyı susturmak gerekir.
Erenler bağından dem vurursun ya,
O bağın kapısı sadakat ister.
Üstadın kelamı size ağır gelince,
Diliniz hemen "kibir" diye inler.
Biz noktayı koyduk, siz uzattınız,
Yaranın sızısı belli sözlerinizden.
Mizan kurulmuştur, hüküm verilmiştir.
Kaçamazsınız siz bu hak gözünden.
Son sözü zaman değil, hakikat söyler,
Kimin mum ışığı, kimin güneş olduğu belli.
Biz buradayız, üstadın yanı başında,
Sizinse tahtınız zaten hep yelli...
__________________
Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp yoluna devam eden bir yolcu gibiyim.
|