Kafes senin içindedir, ufkun dar cüce!
Hürriyeti ne bilsin, kalbi kara köle?
Biz hakka ram olduk, dosta yoldaşız,
Siz ise fitneye tasmalı birer gölge.
Efendi de biziz, bu meydan da bizim,
Sizin gibi silsilesiz, köksüz de değiliz.
Tahta kılıç dediğin o kutlu çelik,
İnerse başınıza, bilesin ki tek hamlede sileriz.
Süfehan diyerek kusmuşsun içindeki irini,
Belli ki üstadın ilmi deşmiş o derin yerini.
Biz güneşe yürürüz, bayrağımız da tektir,
Sen git, o sinsi kuyunda temizle kendi kirini.
__________________
Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp yoluna devam eden bir yolcu gibiyim.
|