Bizim kökümüzü merak edene,
Söyleyin, silsilem nurdan bir koldur.
El alıp, icazet verip gidene,
Bağlanan o zincir, asil bir yoldur.
Kılıçtan dem vurup kafa kesenler,
Tehditle, gazeple nâra atanlar,
Bir rüzgâr önünde hemen esenler,
Bilmez ki o hırsın sonu hüsrandır.
Biz hakka ram olduk, kula eğilmeyiz,
Destursuz bu ilme adım atmayız.
Sizin gibi dilden zehir saçmayız
Öfkeyle konuşan, fena zayandır.
Efendilik taslar o sığ aklınız,
Ortada döküldü bütün saklınız,
Üstadın ardında gizli tahtınız,
Bir tek kelamımla elbet uyanır
Son sözü mühürler asıl icazet
Sizin payınıza düşmüş nedamet
Güneş doğduğunda kopar kıyamet
Gölgede kalanlar şimdi üryandır
|