Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Hayret vadisine vardım, akıl kapıda kaldı,
Bir sır açıldı gönülde, söz dudağımda kaldı.
Ne ben bildim kendimi, ne yol bildim, ne menzil,
Bir nazar etti hakikat, cümle varlığım yandı.
Gördüğüm her surette başka bir perde vardı,
Perde kalktı sandıkça, bin perde daha kaldı.
Aşk dedi: “Sus ey gönül, bu yol söz ile bitmez,”
Sükût ettim, içimde nice feryatlar kaldı.
Ne gece gece oldu, ne gündüz gündüz bana,
Zaman deryaya düştü, an sonsuzluğa daldı.
Hayret içinde hayret, sır içinde sır imiş,
Arayan kendin arar, bulan kendinden geçti.
Ey yolcu, bu vadide rehberin aşk olmadıkça,
Ne kitap sana yeter, ne akıl menzil seçti.
Ben yok oldum sandığım yerde varlığı buldum,
Hayret Vadisi’nde gönül Hakk’a secde etti.
|
Ne zamanın içindeyim ne mekânın dışında,
Hayret vadisindeyim zamanın akışında.
Her seher çalıyor yıldızlarımı,
Feleğin aynasında hep ayrılık yansır mı?
Saatler zamanın akislerini mekâna vurunca, halvet yeri ortadan kaybolur.
Kalb halvethanesinden âleme bir kapı açılır…
Artık âlemi döndüren medar dişlisi sensin,
Kutbiyyet tahtı senindir,
Saadet yıldızı alnında parlıyor.
Makam ve mertebe felsefesi seninle birlikte tasavvur merkezini kaybetmiştir.
“Padişahın sırrını taşıyanlar devamlı bir tehlike içindedir. Onun sırrını açığa vuran, ya ipe, ya kılıca gider. Her gördüğünü ayna gibi söyleme, yıldızlı kubbe gece gördüğü şeylerin hiçbirini gündüze sızdırmaz. İkbal sahibi adamlar gece gördüğünü gündüze söylemezler. Büyüklerin yükünü bir zaman taşımalısın ki büyüklük mertebesine erişesin. Dilin kalbinin tercümanıdır ama kılıç kınında makbuldür. Dilini tut, yoksa senden hesap sorarlar, çünkü duvarlar arkasında kulaklar vardır.”
Kapatsalar zifir zindanlara
Doğmasın isterse güneş üstüme…
Ben olurum zamanlarda gece…
Yârim ay olur doğar içime…
Aynalar göstermiyor artık kendimi…Anka kuşu söylemiyor anahtarın yerini..
Senin Alemine girdim gireli yazmışlar defteri divane beni..!!!
Ey zamanı eline dolayıp mekânla yürüyen!..
Manevi âlemin şehrini öğrendim derken, senin köyünün sokağında kayboldum… Halvet çadırını yırtıp oradan bana bir kemik atsaydın, köpeğin gibi sana sadakatin ne olduğunu gösterirdim… Nerede olduğumu biliyorsam cahillerden olayım…
Yarısında güneşin doğduğu, yarısında güneşin battığı bir âlemde devamlı aydınlıkta kalmak istersen, hevâ kuşunun kanatlarını kopart, söz kuşunun boynunu kes, zaman ve mekân kaydından kurtul…
Maneviyat alemi on kısımdır. Dokuzu susmak biri dili tutmaktır. Kaidesi üçtür. İleri gitme, Geride kalma, ortada kalabalık etme.
Serçeden korkan darı ekmez.
Okunmakla söyler yazmakla bitmez…