Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 12.06.26, 20:38
Mesturu Mesturu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 10.06.26
Bulunduğu yer: Sırrın Kucağında
Mesajlar: 177
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart imam Gazzâlî’nin Mişkâtü’l-Envâr Eserinde Nur Ayeti ve Yetmiş Bin Hicab Sırrı

Kıymetli Din Kardeşlerim,
Bir süredir forumda yürüttüğümüz ilmi istişarelerin ve zâhir ile bâtın ilmini harmanlama gayretimizin bir nişanesi olarak bugün buraya İslam düşünce tarihinin en derin ve hatasız zeminlerinden birini taşımak istedim Zâhir ulemasının hücceti bâtın ehlinin de rehberi olan İmam Gazzâlî hazretlerinin Mişkâtü’l-Envâr yani Nurlar Feneri isimli o muazzam eserini ve bu eserde işlenen Nur Suresi 35. ayetinin sırlarını hep birlikte mütalaa etmeye davet ediyorum
İmam Gazzâlî bu eserinde Cenâb-ı Hakk'ın göklerin ve yerin nuru olmasını kuru bir mecaz olmaktan çıkarıp zâhir ve bâtın felsefesiyle mermer gibi önümüze koyar Ayette geçen kandil, cam, zeytin ağacı ve yağ kavramlarının aslında insanın ruhsal mertebeleri ve algı dünyası olduğunu fıkıh ve kelam usulüne zerre halel getirmeden şerh eder
Gazzâlî hazretlerine göre Allah ile kul arasında yetmiş bin nurdan ve karanlıktan perdeler (hicab) vardır Ve insanlık bu perdelerin kalitesine göre üç sınıfa ayrılır:
1. Sırf karanlık perdeler arkasında kalanlar: Dünyaya, maddeye ve nefse gömülüp nurdan tamamen mahrum olanlar
2. Karma perdeler arkasında kalanlar: Hem nuru hem karanlığı barındıranlar ki bunlar kendi akıllarını veya hayallerini ilahlaştıran ama bir yandan da hakikati arayanlardır
3. Sırf nurdan perdeler arkasında kalanlar: Zâhir ilmini aşmış, nefsini tasavvuf ahlakıyla terbiye etmiş ve esmanın sırlarına vakıf olmuş ariflerdir
Havas ilmiyle iştigal eden bizlerin de düştüğü en büyük hata buradadır Bizler esmaların ve ayetlerin zâhirdeki formüllerine odaklanırken o nurların önündeki nefsi perdeleri yani hicabları kaldırmayı unutuyoruz İmam Gazzâlî'nin bu eserinde mermer gibi tescillediği üzere kalpteki karanlık perde kalkmadan dildeki esmanın nuru tecelli etmez
Bu bağlamda sormak ve bu derin mecliste istişare etmek isterim:
Bizler tertiplerle ve vefklerle ameller ederken İmam Gazzâlî’nin bahsettiği o "Ruh-u Kudsî" mertebesine ulaşmak için zâhir fıkhı ile bâtın ahlakını nasıl bir dengede tutmalıyız Kalbimizdeki o yetmiş bin perdenin kalkması için sadece zikir yeterli midir yoksa bu işin asıl anahtarı ameldeki ihlas mıdır?

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148