Tekil Mesaj gösterimi
  #9  
Alt 13.06.26, 01:39
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şuanda  online konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hakiki mürşid talebe avlamaz. Hakiki mürşid kalp esir almaz. Hakiki mürşid insanın iradesini kendine bağlamaz. Hakiki mürşid, kendisine geleni bile kendinden Allah’a gönderir. “Bana bağlan”dan önce “şeriata bağlan” der. “Beni sev”den önce “Allah’ı ve Resulünü sev” der. “Benim ol” demez, “Rabbine kul ol” der.

Yunus Emre kıssası bu noktada çok büyük bir derstir. Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri eğer nefsani davransaydı “bu nasipli kişi benim kapımdan ayrılmasın” derdi. Fakat o, Yunus’u Taptuk Emre’ye yönlendirdi. Çünkü hakiki büyükler talibi kendi şöhretine değil, nasibine teslim eder. İşte irşad budur. Talibi sahiplenmek değil, talibi Allah’ın takdir ettiği terbiyeye yönlendirmek. Mürşid talip kabul eder, reddeder, yönlendirir, dua eder, himmet eder, sohbet eder, irşad eder. Allah’ın izniyle bir mürşidin hali ve nazarı talibe tesir edebilir. Fakat mürşid, rızası olmayan bir kişiye bağlama yaparak onu kendine çekme yetkisine sahip değildir. Hakiki mürşid iradeyi bağlamaz, iradeyi terbiye eder. Talebeyi kendine değil, Allah’a çağırır. Talibi şahsında hapsetmez, şeriata, sünnete, zikre, edebe, takvaya ve istikamete yöneltir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148