Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
farsça olduğu için anlamak imkansız
Osmanlı'nın tarih boyunca en büyük düşmanı fars olmuş devamlı yıkmaya çalışmış hem fiili hemde fikri hemde inanç sistemiyle çomak sokmuş
ama vel görki osmanlı sarayda edebiyatını yazılma dilini farsça yapmış hatta hanımlarının kızlarının isimlerini bile farsça koymuş
çok yaman bir çelişki...
ziya paşanın şiirinin günümüz Türkçesine çevirisi
Bir Habeşli köle talih sayesinde dünyaya sultan olur. Bir Gave gelir, Dahhak’ın mülkünü perişan eder.
Talihini de talihsizliğini de önemseme bu dünyanın; çünkü dünya çemberi, aynı dairede sürekli dönmez (talih devamlı değişkendir).
Zalim bile en sonunda bir zulme uğrar. Elbette, ev yıkanın evi viran olur.
Ne iş yaparsan, karşılık olarak aynısı başına gelir. Törpünün aşınması yine demir yüzünden olacaktır.
Lanetle anılmaktadır Haccac ile Cengiz. Yüceltilir, övülür hep Nuşirevan ile Süleyman.
Lafla sözle hakikatin değişmesi kabul edilebilir mi? İman ile imansızlığı ayırt etmek mümkün değildir.
Aynı topraktan inşa edilir kilise ile cami. Allah’ın gözünde Mecusi(ateşe tapan) ile Müslüman birdir!
Her derdin çaresi vardır; her inleyen ölmez. Her eziyetin sonu vardır; her gam, keder elbet bir gün bitecektir.
Bazen parçalanır masumiyetin tertemiz eteği. Bazen iffet, insanları zindanın süsü yapar.
Mükafatın güzelliğini tatmak istersen sitemlere sabret. Düşün ki, Hz. Yusuf’a kardeşleri ne zulümler etmişti.
Vasıta Beyti: Allah’ın kudreti bir gün zalimlere şöyle dedirtecek: “Vallahi, Allah seni bizden üstün yarattı
|
En sevdiğim sözleri:
Bed-asla necâbet mi verir hîç üniforma
Zer-dûz palân ursan eşek yine eşektir
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir
Allâh'a sığın sahs-ı halîmin gazabından
Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir.