Dayımın eşinin rahmetli babası şeyhti (müridi yoktu) Yıl 1990'lar. Öyle doğru düzgün telefon iletişim falan da olmayan dönemler. Ben de oldukça küçük yaştaydım belki en fazla ortaokul çağlarım. Benim aile üzerinde ağır büyüler vardı hülâsa maddi ve manevi darlık durumları.
Bir noktaya gelip ekmek dahi alacak para kalmamışken bıçak kemiğe dayanınca annem içinden yetiş Yâ şeyh efendi diye sesleniyor. Biz Bursa'dayız mübarek zât Çankırı'da. Bir kaç güne çıktı geldi bizim eve "kızım beni çağırmışsın" diye. İki-üç gün misafir oldu gitti ve Allah-ü Teâlâ İzn-i Keremiyle o günden sonra aile bir daha maddi darlık yaşamadı.
Mübârek misafirken beni bir sinir basmıştı görmemek için hep başka odalara kaçıyordum yanına gidemiyordum. Meğer küçüklükten bu yana ağır musallatlıymışım ancak 42 yaşımdan sonra öğrendim ben kısayım 1.64 benim bile dizime geliyor boyu tıfılın dizim kadar boyu var türlü türlü huyu var vitaminsizin yürürken farketmesen ayağının altında ezsen haberin olmaz nerden bulur o kadar gücü mel'un neyse konuya döneyim

.
Geldiği gün veya bir gün sonra ben istemsiz kaçmama rağmen yanıma geldi karşısına oturttu, sohbet etti, o sohbet ettikçe rahatladım. Buyurmuştu ki ne zaman başın dara düşerse içinden bana seslen.
Bu konuya ek bir bakış açısı katması amacıyla bu yaşanmış örneği de paylaşmak istedim.
Şimdi düşünüyorum bu düdük fellik fellik kaçtığına göre bir korku çekinme oldu. Çekinme varsa demekki mübâreğin bir tasarrufu vardı mel'unun korktuğu ki zaten mübarek içten hisle çağrıyla gelişiyle ve Allah'ın onun hürmetine maddî darlığı kalıcı olarak kaldırmasıyla âşikar kerâmetler gösterdi.
Buradan şuraya gelicem. Ama bu tıfıl kerkenez varlığını sürdürdü mü? sürdürdü. O zaman diyorum demek ki müsâdesi var. Velhâsıl kelam buradan ek bir bakış açısı, Allah'ın nice mübarek tasarruflu kulları var, gördükleri yerde korkudan kaçıyorlar yani bir tokatlıkta işleri var mesele yok ama demek ki kadersel olarak müsâdesi varsa müdahale de olmaz fikrini de katabiliriz.
Ama tasarruf sahibi veliyullahın en büyük en kritik önemi bu musibet içinde imanımızı korumaya vesile olmaları en büyük destek olur alındı/alınmadı dan öte en mühim kilit konu da bu.
Zaten herkesin bildiği üzere şeytanilerin tamamen mevzusu varoluş misyonu imanımızı yitirmemiz Hafazan Allah. Yüce Rabb hepimizin imanını muhafaza buyursun. Tamamen çökertseler de çökertmeseler de onlar için hiçbir şey ifade etmiyor hedef iman.