Tekil Mesaj gösterimi
  #10  
Alt 16.06.26, 22:15
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şuanda  online konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3251
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mesturu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Emeğine ilmine sağlık yine çok yerinde bir konu olmuş ve fakat
“Kul Allahın kul olmaya” bu cümlede yazım hatası mı var yok sa başka derin bir anlam mı?

"Dinin yolu aşağıdan yukarıya çıkar. Önce iman, sonra ilim, sonra amel, sonra ihlas, sonra takva, sonra edep, sonra istikamet." Sizce ihlas amelin üst rütbesi midir yok sa geçerlilik şartı mı

"Dinin yolu aşağıdan yukarıya çıkar" Ben burda ne denmek istediğini net anladım ama kader ve akaid yönünden İslam akaidinde dinin ve maneviyatın yolu sadece aşağıdan yukarıya çıkmaz yukarıdan aşağıya da iner Buna Cezbe veya Vehbî (Ledünnî) İlim yolu denir

Kur'an-ı Kerim'de açıkça buyrulur: "Allah dilediğini Kendisine seçer (Cezbe/Yukarıdan aşağıya çekiş) ve Kendisine yöneleni de hidayete erdirir (Sülûk/Aşağıdan yukarıya tırmanış)." (Şûrâ Suresi, 13). Hızır (a.s.) kıssasında olduğu gibi, Allah bazen kuluna hiçbir usul merdiveni tırmandırmadan, doğrudan katından bir rahmet ve ilim verir.
Değerli kardeşim, kul Allah’ın kuludur, fakat her kul, kulluğunun edebini yaşamaz. Bizim cümlemiz de tam olarak bunu anlatıyor.

Burada “önce amel sonra ihlas” ifadesi fıkhi şart tertibi değil, seyr ve terbiye tertibidir.

İhlas, amelin ruhudur, kabul cihetinden şarttır, kemal cihetinden de amelin üst mertebesidir. Yani ihlassız amel ceset gibidir, fakat kul amel ettikçe de ihlası derinleşir.

Benim kastım şudur, İman ilme, ilim amele, amel ihlasa, ihlas takvaya, takva edebe, edep de istikamete kapı açar. Burada maksat şartları ayırmak değil, yolun terbiyesini göstermektir.

Evet, cezbe ve vehbi ilim vardır, Allah dilediğine lütfeder. Fakat Allah’ın lütfu, kulun usulsüzlüğüne delil yapılmaz. Hızır kıssası da ehliyetsizliğe ruhsat değil, Allah katından verilen özel rahmet ve ilmin şeriat ölçüsü dışında yorumlanamayacağını gösteren ağır bir imtihandır.

Benim kastım şudur, Kulun vazifesi aşağıdan yukarıya, yani iman, ilim, amel, ihlas, takva ve edep ile yürümektir. Yukarıdan aşağıya gelen ise kulun iddia edeceği bir hak değil, Allah’ın vereceği bir lütuftur. Lütuf iddia edilmez, edep ve istikametle taşınır.

Bu yüzden “bana ledünni verildi” diyen herkesin sözü değil, Kur’ân ve sünnet terazisine giren hali makbuldür.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148