Dünyâya gelen uymadı hiç adl ü nizâma,
Menfaat peşinde koşan her zât-ı düküktür.
Câhil oturur baş köşede, ilmi satan çok,
Fazîlet arama kalbi fesâd, fikri güdüktür.
Dost maskesi takmış nice nâ-merd ü riyâkâr,
Sırtından vuran dostun o hançeri büyüktür.
Sabretse halîm, sanma ki âciz ve zebûndur,
Sükût dolu sînesindeki kor, pek hüyüktür.
Makâmı bulup aslan kesilen tilkiyi gör sen,
Koltuk gidicek anlar ki her unvân bir yüktür.
Altın kadehten zehir içmek gibidir bu,
Dünyâ malına aldananın sonu sönüktür.
Hak yerini bulmaz sanma, adâlet gecikir de,
Mazlûmun o sessiz âhı, zâlime düdüktür.
__________________
Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp yoluna devam eden bir yolcu gibiyim.
|