Bilim ve inanç
İnanç bilimin yerini tutmak üzere öne sürüldüğü zaman ya sadece bilim kadar yararlanabileceğimiz bir değeri temsil edecek veya bilimin vermediği bir şeyi bize vermek iddiasıyla bizi bilimin verdiklerini kötülemeye götürecektir. Oysa ne inancı bilim gibi tarihsel bir kategori derekesine düşürmeli, ne de bilimin kazançları feda edilmelidir. Bu gerekçelerle bilim ve inanç zıtlaşmasının anlamlı bir sonuca açıldığı görüşünde değilim. Aynı derecede, bilim ve inanç uzlaşmasından anlamlı bir sonuç çıkacağını düşünmek de bana uygun görünmüyor. Bilim ve inanç ne zıtlaşır, ne de uzlaşırlar: Bunların her ikisi bilgi dediğimiz bütünde yer alırlar. Hem bilimin, hem de inancın temelleri “bilgi” içindedir ve bilgi bilime de inanca da nerede duracaklarını gösterir. Bilimin ve inancın sınırları vardır, kuşatıcı olan bilgidir.
|