Vicdan kelimesi Batı kökenli değil, Arapça kökenli bir kavramdır.
-Türkçedeki vicdan, Arapça vicdân kelimesinden gelmiştir.
-Kökü v-c-d olup; “bulmak, hissetmek, içten idrak etmek, sezmek” anlamlarını taşır.
-Klasik Arapçada vecd, vücûd, tevâcüd gibi kelimeler de aynı kökten gelir. Tasavvufta vecd, ilahî tecelliyle kalpte meydana gelen derin mânevî hâli ifade eder.
Ancak şunu da belirtmek gerekir:
Klasik Kur’an dilinde vicdân kelimesi, bugünkü anlamıyla “ahlâkî yargılayan iç ses” şeklinde geçmez. Kur’an daha çok şu kavramları kullanır:
-Kalb (kalp)
-Fuâd
-Lübb
-Nefs
-Basîret
-Akıl (fiil olarak: ya’kılûn)
Kur’an’da insanın doğruyu yanlıştan ayıran iç yönü bu kavramlarla anlatılır; “vicdan” kelimesi teknik bir Kur’an terimi değildir.
~Batı dillerinde vicdan kavramı var mı?
Evet, vardır ve oldukça eski bir geçmişe sahiptir.
-İngilizce: conscience
-Fransızca: conscience
-Almanca: Gewissen
-İtalyanca: coscienza
-İspanyolca: conciencia
Bunların çoğu Latince conscientia kelimesinden gelir.
-con = birlikte
-scientia = bilgi
Yani kelime anlamı, “kendisiyle birlikte bilmek”, “kişinin kendi yaptığını bilmesi ve bunun farkında olması”dır. Antik Roma’dan, ardından Hristiyan düşüncesine geçmiş; özellikle Cicero ve daha sonra Augustinus gibi düşünürlerde önemli bir ahlâk kavramı hâline gelmiştir.
Dolayısıyla “vicdan Batı’nın türettiği bir kelimedir” demek doğru değildir.
-Kelime olarak vicdan Arapçadır.
-Batı dillerinde ise aynı işlevi gören, fakat farklı kökten gelen conscience/Gewissen gibi kavramlar yüzyıllardır kullanılmaktadır.
-Kur’an’da ise “vicdan” kelimesi yerine daha çok kalp, fuâd, lübb, basîret ve akıl kavramları üzerinden insanın içsel idrak ve ahlâkî sorumluluğu anlatılır. Bu nedenle, Kur’an merkezli bir dil tercih eden biri “vicdan” yerine “kalp”, “basîret” veya “fıtrat” kavramlarını öne çıkarmayı tercih edebilir; ancak bu, “vicdan” kelimesinin Batı kökenli olduğu anlamına gelmez.
|