HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Değerli kardeşim benim “mekanın hafızası” derken kastım, bir yerin geçmişteki kullanımı sebebiyle ebediyen aynı hükümde kalması değildir. Ben orada daha çok mekanın içinde konuşulan sözlerden, işlenen amellerden, temizlikten, kavga-gıybet-zikir-Kur’an gibi hallerden etkilenen manevi ikliminden bahsettim.
Fıkhi hüküm ayrı bir terazidir.
Bir yer geçmişte kilise olarak kullanılmış olsa bile, camiye çevrilmişse, haç, put, resim, heykel ve namaza mani unsurlar kaldırılmışsa, mekan temizlenmişse ve Müslümanların ibadetine tahsis edilmişse, orada namaz kılmak caizdir. Çünkü hüküm, “burası eskiden neydi?” sorusundan değil, “şimdi temiz mi, neye tahsis edildi, namaza mani unsur var mı?” sorusundan çıkar.
Benim açtığım konuda da asıl vurgu buydu, Mekan temizlenir, söz temizlenir, niyet temizlenir, amel temizlenir. Bir yer camiye çevrildikten sonra içinde ezan okunur, namaz kılınır, Kur’an tilavet edilir, secde edilir, o mekanın yeni hafızası artık tevhid, zikir ve ibadetle şekillenir.
|