Keşf-i suri, bir şeyi şekil olarak görmektir. Duman görür, gölge görür, ışık görür, insan gibi görür, hayvani bir suret görür, yamuk yumuk bir şekil görür.
Temyiz-i ma‘nevi ise gördüğü şeyin halini, maksadını, tesir yönünü ve aldatma payını ayırabilmektir.
İşte asıl derece burada başlar.
Görüntünün garipliği mertebe değildir. Mertebe, görülen şeyin hakikatine ne kadar isabet edildiğidir.
__________________
مَنْ تَوَكَّلَ فيما لم يَنَلْهُ، ورَضِيَ بما نَالَهُ، وصَبَرَ على ما فَقَدَهُ، فهو من أهلِ التَّقوى.
|