Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 07.07.26, 13:04
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,148
Forum Puanı: 1825
Etiketlendiği Mesaj: 102 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Talebe2021 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamünaleyküm hayırlı günler.


Güneş ile sirus yıldızı bugün aynı hizaya geliyor ve dünyanın güneşe en uzak aynı zamanda dünyanın güneş çevresin de en yavaş döndüğü gün olduğu belirtiyliyor çünkü kütle çekim mesafe değişiminden dolayı.
2 sirus yıldızı varmış ve bizler birtanesini gözle görüyormuşuz, enerjisini bitirip yok olan olmaya başlayan yıldıza ise beyaz cüce deniyor oyüzden diğer sirus yıldızı görünmüyormuş.

2 Sirius yıldızı birbirinin etrafında 49,9 yılda dönüyormuş ve Necm 49; Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.

Buradan bakarsak eğer bugünün yada gecenin metafizik anlamında bir enerjisi, bereketi varmıdır?

Ayet üzerinden bugüne bakarsak metafizik olarak tevsir yapılmışmıdır?
Değerli kardeşim, Allah'ın izniyle ayet-i kerime ile ilgili bir iki kelam edeyim kur’an’da bazı ayetler vardır ki kısa görünür, fakat bir devrin zihnini yıkar. Kur’an bazen umumi hakikati, insanların kalbinde putlaştırdığı özel bir şey üzerinden indirir. Çünkü insanın hastalığı nerede ise, vahyin neşteri oraya iner.

Şi‘ra, Arapların bildiği parlak bir yıldızdı. Bazı cahiliye zihinleri ona sadece bir gök cismi gibi bakmıyor, onda uğur, kader, tesir, kutsiyet veya müstakil bir güç vehmediyordu. İşte ayet tam bu noktada indi ve o yanlış bilinci kırdı.

Burada ayetin belagati çok büyüktür. Allah Teala “Şi‘ra’yı yarattı” demedi; “Şi‘ra’nın Rabbi O’dur” buyurdu. Çünkü mesele sadece yaratılış meselesi değildi, mesele rububiyet meselesiydi. İnsan çoğu zaman bir şeyi Allah’ın yarattığını kabul eder, fakat onun hayatındaki tesirini büyütür. Yıldızı yaratılmış bilir ama kaderinde söz sahibi zanneder. Sebebi yaratılmış bilir ama neticeyi ondan bekler. İşte ayet bunu keser.

“Rab” kelimesi burada sadece “yaratan” demek değildir. Rab, malik olan, terbiye eden, idare eden, hükmü altında tutan, varlığını devam ettiren demektir. Demek ki Şi‘ra parlıyorsa kendi adına parlamaz, Allah’ın verdiği nizamla parlar. İnsan ona bakıp hayran kalabilir, ama secde yönünü ona çeviremez. Ondan ibret alabilir, ama ondan medet umamaz.

Metafizik cihetten sorulursa, “bu ayet indiğinde alemlerde ne oldu?” diye kesin bir sahne çizmek doğru olmaz. Fakat Kur’an’ın bize öğrettiği genel hakikat şudur, Gökler, yer ve içlerinde bulunan her şey Allah’ı tesbih eder, biz onların tesbihini kavrayamayız. O halde Şi‘ra’nın hakikati de zaten Rabbine boyun eğmiş bir mahluktur. Ayet indiğinde değişen şey yıldızın hakikati değil, insanın ona dair yanlış nisbetidir. Yıldız zaten kul idi, ayet, insanın onu efendi zannetmesini yıktı. Şi‘ra üzerinden kurulan yanlış tesir, kehanet, yıldızperestlik veya gayb iddiası hangi varlık sınıfınca istismar ediliyorsa, bu ayetin hükmü o kapıyı kapatır..

Ayeti okuyan kul, sadece Sirius yıldızını düşünmez, kalbinde büyüttüğü bütün sahte merkezleri düşünür. “Ya Rabbi, benim kalbimde Senin hükmünün önüne geçirdiğim ne varsa, onun da Rabbi Sensin” der.

Kalpte Allah’tan başka hangi şey “tesir sahibi” gibi büyütülüyorsa, bu ayet onun üzerine iner ve der ki, Onun da Rabbi Allah’tır.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149