Alıntı:
Mube Nickli Üyeden Alıntı
İsra gece yürüyüşüdür, İsra suresinde inişten bahseder çıkıştan değil. Vahyin ilk inişi konu edilir.
Seyri sülük denen şey bir tasavvuf terimidir, mürşide bağlanıp onu aracı tayin etmektir.
Allah kula kul olmayasınız diye size Kuran’ı verdim der, izleyeceğimiz sülük, SLK, yatay düzlemde sıratı müstakim yoludur, onun kılavuzu da vahiydir. SLK kökü nahl 62’de geçer, ayeti incelerseniz gerçek ‘sülük’ün ne olduğunu keşfedebilirsiniz.
Tasavvuf beşeri uydurmalar antolojisidir. Artık bu uydurmalardan ‘arınsak’ mı?
Nahl 69
|
İsra suresinin ilk ayeti vahyin ilk inişini anlatmaz. Vahyin ilk inişi Alak 1-5 ile sabittir. Kur’an’ın nüzulü ayrıca Bakara 185, Kadir 1 ve Duhan 3’te zikredilir. İsra 1 ise açıkça, kulunu gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürüten Allah'tan bahseder. Ayette konu vahyin inişi değil, Resulullah’a bazı ilahi ayetlerin gösterilmesidir. Bunu çıkış yok, sadece iniş var diye daraltmak ayetin siyakına uymaz.
Sülük kelimesini de yalnız Nahl 69’a sıkıştırmak doğru değildir. Kaldı ki Nahl 62’de SLK kökü yoktur. Nahl 69’da ise arıya “Rabbinin yollarına boyun eğmiş olarak gir” buyrulur. Bu ayet tasavvufu iptal etmez, aksine her varlığın Rabbinden gelen bir yola sevk edildiğini gösterir. Bir kelimenin kökü bulunup bütün ıstılah onunla mahkum edilmez. Bu tefsir değil, lafızla hüküm avcılığıdır.
Seyr u sülük mürşidi Allah ile kul arasına aracı koymaktır, sözü de sahih tarif değildir. Sahih manada mürşid, mabud ile kul arasına giren vasıta değil, Kur’an ve sünnet ölçüsünde terbiye eden muallimdir. Fıkıhta hocaya gitmek nasıl kula kulluk değilse, tezkiyede ehil bir rehberden istifade etmek de kula kulluk değildir.