
18.07.26, 17:04
|
 |
MoLLa
|
|
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,148
Forum Puanı: 1825
Etiketlendiği Mesaj: 102 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı
Değerli Kardeşim ,cevabınız için teşekkür ederim.Haklısınız.O 'nun razı olduğu ile olmadığı arasındaki o ince hudut kulun imtihan alanıdır. Benim kastettiğim,kötülüğü meşrulaştırmak değil,aksine o karanlığın(hırsızın ,katilin)insana tuttuğu aynayı fark edip,o aynanın karşısında yargıkayan değil,seyreden bir bilince ulaşmaktır insan kendi içinde o karanlığı gördüğünde,onu dışarıdaki bir düşman gibi değil, kendi nefsinin bir parçası gibi tanıyıp,onun hakikatini anladığında yani o parçayıda. O ' nun sanatının bir eseri olarak kabul edip,ancak o parçanın razı olunmayan tarafını terbiye ettiğinde işte o zaman gerçek tevhid e yaklaşmış olur. Yani mesele, kötülüğü kabul ediip oturmak değil,o kötülüğün arkasındaki yaratıcı kudreti görüp,razı olunmayan o fiillerdenbizzat O 'nun rahmetine iltica ederek çıkmaktır . Sizce kötülüğü reddetmekmi onu daha çok yok eder,yoksa onu kendi aslına(yani O 'nunilmine)havale edip,kendi nefsimizdeki tezahürleri ni şefkatle dönüştürmek mi?
|
İslam hayırla şerri uzlaştırmaz, aralarındaki hükmü ayırır. Tevhid de zıtları bir saymak değil, her şeyi Allah’ın koyduğu yere koymaktır.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|