Peygamber efendimiz aleyhisselatü vesselam şöyle buyurdu:
İnsanların en güçlüsü olmak isteyen kimse, Allah'a Tevekkül etsin..
Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri Yaratandan beklemektir..
"Bir işe başladığın zaman, Allaha tevekkül et, O'na güven!" âyet-i kerimesi, tevekkül ile beraber azmederek çalışmak gerektiğini gösteriyor. (Al-i imran 159)
Bismillahirrahmanirrahiym
Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, O'ndan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)
Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. Elinden geleni yapmak, tedbirini almak, gayret göstermek ve sonrasında kalbinle şöyle diyebilmektir:
Rabbim, ben üzerime düşeni yaptım, gerisini Sana bıraktım..
İnsan sonucu değiştiremeyeceği yerde çırpındıkça yorulur. Oysa işi Rezzâk ve Vekîl olan Allah’a havale ettiğinde ruhu hafifler. Çünkü her şeyi kontrol etmek bizim vazifemiz değildir. Biz sebeplere sarılıp, duamızı eder ve takdiri Rabbimize bırakırız. Tevekkül, kalbin yükünü Allah’a emanet ederek huzura kavuşmasıdır..
Ey ferah veren Rabbim!
Kalbimi inşirâh ile genişlet, ruhumu sıkıntılardan kurtar. Her zorlukta rahmetini, her darlıkta lütfunu göster. Beni sabır ve tevekkül ile rızâna ulaştır âmin ecmain..
Peygamber efendimiz aleyhisselatü vesselam şöyle buyurdu:
İnsanların en güçlüsü olmak isteyen kimse, Allah'a Tevekkül etsin..
Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri Yaratandan beklemektir..
"Bir işe başladığın zaman, Allaha tevekkül et, O'na güven!" âyet-i kerimesi, tevekkül ile beraber azmederek çalışmak gerektiğini gösteriyor. (Al-i imran 159)
Bismillahirrahmanirrahiym
Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, O'ndan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)
Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. Elinden geleni yapmak, tedbirini almak, gayret göstermek ve sonrasında kalbinle şöyle diyebilmektir:
Rabbim, ben üzerime düşeni yaptım, gerisini Sana bıraktım..
İnsan sonucu değiştiremeyeceği yerde çırpındıkça yorulur. Oysa işi Rezzâk ve Vekîl olan Allah’a havale ettiğinde ruhu hafifler. Çünkü her şeyi kontrol etmek bizim vazifemiz değildir. Biz sebeplere sarılıp, duamızı eder ve takdiri Rabbimize bırakırız. Tevekkül, kalbin yükünü Allah’a emanet ederek huzura kavuşmasıdır..
Ey ferah veren Rabbim!
Kalbimi inşirâh ile genişlet, ruhumu sıkıntılardan kurtar. Her zorlukta rahmetini, her darlıkta lütfunu göster. Beni sabır ve tevekkül ile rızâna ulaştır âmin ecmain..
__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
|