Tekil Mesaj gösterimi
  #7  
Alt 10.08.26, 11:43
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,148
Forum Puanı: 1840
Etiketlendiği Mesaj: 102 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yukarda yazımda belirttigim gibi niyetimiz nedir tabiki mürşid menzilimiz degil nasıl okulda mevzu ögretmen degilse ondan alınan bilgi ilim ise murşid içinde aynı akaid geçerli tabiki her insanın hata yapma potansiyeli var herkez hata yapabilir bilinçli veya bilinçsiz bu konuda hemfikirim lakin Mürşidin ettigi bir kelamı dogru veya yanlış diye süzgeçe sokmak için en azından onla aynı müstevada olmak gerekmezmi her önüne gelen zahirde yanlış görünen bir kelam için fıkıh akaid hadis kuran ilimlerinde derinleşmiş olması gerekmezmi bir profösere daha tıp1. seviye ögrenci gelse soru sorsa pröföser demezmi siz benim verecegim cevapdan anlıycakmısınız daha seviyeniz ne diye bununla ilgili bir örnek aktarayım Osmanlı bir gün papalıgın içine ajan sokuyor şeyhulislamdan çıkan fetvaya iyi bak abi onlardan gibi görünmek için alkol içip eglenebilirsin alınacak bilgiler devletin akibeti için önemli oldugu için böyle bir fetva veriyor şimdi dışardan bu içki içen adamı gören biri ne der ? Herşeyi zahire göre yorumlarsak bazen yanlışa düşmüş olabiliriz gibi geliyor. Gelelim abi dervişligin 1.mertebesi ölülerle konuşmaktır delil isterim demene burda nasıl bir delil beklersin mesela ben şahsen böyle bir iddası olan velinin hayatını incelerim sözü muteber bir kişimidir degilmidir Abdullah dagıstani ks hayatını inceledinmi abi
Nasıl bir delil isterim? Evvela bu söz gerçekten o zata mı ait, hangi eserinde geçiyor, kim nakletmiş? Sonra dervişliğin ilk mertebesi hangi tarikatın hangi muteber usulüne göre belirlenmiş? Ölülerle konuşmaktan kasıt rüya mı, keşif mi, yakaza mı? Bunlar açıklanır, ardından Kur’an’dan, sahih sünnetten veya muteber tasavvuf kaynaklarından mesnedi gösterilir. Bir velinin hayatını incelemek, şahsı hakkında hüsnüzan verir. Sözünü delile çevirmez. Hadis ilminde ravi sika diye her rivayet sahih olmuyorsa, bir zat muteber diye ona nispet edilen her cümle de hakikat olmaz. Ben şahsın makamını değil, ortaya konan umumi hükmün delilini soruyorum. Hüsnüzan başka, ispat başkadır.

Bahsettiğin Osmanlı fetvası da doğrulanmış değil kardeşim.. Tarih, Bir gün Osmanlı… diye değil, belgeyle başlar. Künye gösterilinceye kadar bu fetva değil, kaynağı belirsiz bir kürsü kıssası olarak kalır. Doğru olduğunu varsaysak bile, bir casusa zaruret sebebiyle verildiği söylenen şahsa mahsus ruhsat, mürşidin her sözünü sorgudan muaf tutmaz. Hilaf-ı kıyas sabit olan istisna başka meselelere ölçü yapılamaz. Hz. Ömer’in ifadesi açık. Vahyin kesilmesinden sonra insanlar bize görünen amelleriyle değerlendirilir, sırlarını Allah bilir. Zahiri bırakıp her fiilin altında bilinmeyen bir batın ararsak fıkıh da kaza da cerh ve ta‘dil de işlemez.

Abdullah Dağıstani ks’nin hayatını da uzun zaman önce incelemiştim kardeşim. Hakkındaki metinler büyük ölçüde bağlıları tarafından yazılmış menakıbname üslubundadır.. Bir zatın hayatının güzel, sözünün muteber olması da ona nispet edilen her haberi kendiliğinden sahih yapmaz. Hadis usulünde dahi ravinin adaleti tek başına yetmez. Zabtı, senedin ittisali, şüzuz ve illet de araştırılır. Salih insan olmak başka, kendisine nispet edilen her menkıbenin sübutu başkadır.

Profesör misalinde birinci sınıf talebe cevabın bütün ayrıntısını anlamayabilir. Fakat bu, profesörün delilsiz konuşabileceği anlamına gelmez. Profesör unvanını öne sürmez, bulguyu ve kaynağı gösterir. Öğrenci anlamıyorsa seviyesine göre anlatır. Sen anlamazsın demek cevap değil, cevabın etrafına duvar örmek olur kardeşim. Ki talebenin seviyesini ispatlasan bile hocanın sözünü ispatlamış olmazsın. Mürşidi ancak mürşid seviyesindeki biri sorgulayabilir dersen, ilim konuşmayı bırakır, dokunulmazlık başlar. İlimde makam delilin yerine geçmez. Aksine makam büyüdükçe ispat yükü ağırlaşır.
Ben ne velayeti inkar ediyorum ne kerameti. Ama ihtimali vuku diye, menkıbeyi hüccet diye, tekil hadiseyi umumi mertebe diye kabul etmiyorum. Hürmet tahkiki ortadan kaldırmaz. Bilakis büyük bir zata yapılacak en büyük hürmet, ona söylemediği sözü ve yaşamadığı hali yüklememektir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149