Tekil Mesaj gösterimi
  #12  
Alt 10.08.26, 20:19
Karanfil gece Karanfil gece isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 159
Forum Puanı: 189
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yet80 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ancak rahatlama ve hatta kimi kaynaklara göre pek çok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak görülen meditasyonun, ABD ve İngiltere'de yapılan klinik araştırmalarda mani, depresyon, halüsinasyon ve psikoza yol açtığı ortaya çıktı.

ABD'de yaplan araştırma sonucu meditasyon tedavisine yönelen kişilerin yüzde 60'ında en az bir yan etki görüldüğü saptandı. Bu yan etkilerin başında panik, depresyon, zihinsel bulanıklık geliyor.


Coventry Üniversitesi davranış bilimlerinden Miguel Farias ve Surrey Üniversitesi klinik psikoloji bölümünden araştırmacı Catherine Wikholm'ün basına yaptığı açıklamada, söz konusu araştırma kapsamında incelenen her 14 kişiden birinde bu yan etkilerin ciddi anlamda yaşandığını belirtiyor. Dr. Farias The Times'a verdiği röportajda meditasyonun bu negatif etkilerinin yaşanma sıklığını 'skandal' olarak tanımlıyor.
Bu tür konularda zihin ve kalp disiplininin nasıl ele alındığı sıkça karıştırılabiliyor; meseleye biraz daha yakından ve İslam'ın ölçüleriyle baktığımızda tablo kendiliğinden netleşiyor:
İslâm akaidinde ve tasavvufta modern anlamdaki "zihni tamamen boşaltayım, hiçbir şey düşünmeyeyim, transa geçeyim" diye bir şey kesinlikle yoktur. İslami ölçülerde zihin hiçbir zaman başıboş bırakılmaz. Uzak Doğu kökenli meditasyonlarda amaç zihni susturmak, düşünce akışını kesmek ve zihinsel bir boşluğa (hiçliğe) ulaşmakken; tasavvuf yolunda zihin ve kalp asla boşluğa terk edilmez. Aksine orası Kelime-i Tevhit, Esma-i Hüsna veya zikir ile sürekli, uyanık ve bilinçli bir meşguliyet halinde tutulur.
İşte aradaki en hayati ve ince çizgi şuradadır: Meditasyonda zihin "susturulup" devre dışı bırakılmaya çalışıldığında, bilinç altındaki kontrol mekanizması zayıflar ve o boşluk alanı dışarıdan gelen her türlü sübtil etkiye, vesveseye ve kontrolsüz manevi dalgalanmalara açık hale gelir. Tasavvufi çalışmalarda ise zihin boşaltılmaz, tam tersine ilahi bir frekansla doldurularak kontrol altında tutulur. Murakabe dediğimiz hal bile kulun kendini yok etmesi değil, Yaratıcı'nın huzurunda olduğunu en keskin şuurla idrak etmesidir.
Zaten bugün psikologlar da açıkça uyarıyor; kişi altyapısı ve ruhsal dayanıklılığı olmadan tek başına zihnini bu şekilde boşaltmaya kalktığında, içeride ne kadar bastırılmış korku, travma ya da sıkıntı varsa aniden patlak verebiliyor. İşin ehli bir rehberin elinden tutmadan, internetten iki satır okuyarak "hadi ben de zihnimi susturayım" demek insanı darmadağın eder. Usulünü ve sınırlarını bilmediğin bir alanda körlemesine yürümek, adamı inceden inceden bunalıma da sokar, ruh dengesini de altüst eder; o yüzden bu işler şakaya gelmez.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149