Batın ilmi - ilmi Batın
Batın ilmi dediğimiz rahimden doğmaya davet eder.
Bu doğuş İnsan-ı Kâmil'in rahmidir. Rahman ise peygamberlerde olan tecellidir. Peygamberlerde bulunan Hakkın Rahman sıfatlarıdır. Güzel peygamberimizde her iki cihet mevcut idi. Gerek ilmi zahir gerekse ilmi batın. İlmi batın özel terbiye özel yetiştirmeyle olur.
İmam Ali Efendimiz "Siz mutlaka kendiniz için bir mürebbi bulunuz." buyurmuştur. Bu ise şirksiz Allah'a vasıl olmaktır. Bir ismi de VUSLAT'tır. Bunun için de delalet, hidayet ve vesile ayetleri vardır. Onlara bakmak kâfidir.
Söz Mevlana'nın Hacı Bektaş'ın ve Hacı Bayram-i Velilerin yazdıklarından açılmıştı. Bu muhteremlerin yazdıkları ve konuştukları leduni ilminin hem zahir ve hem batın ifadeleridir. İlmi leduniye iki yönlüdür. Birisi keramet ilmi dediğimiz gayb ilmi, öbürü ise ilmi zahir yani açık ilimdir. Bunlara kerameti ilmiyye ve kerameti kevniyye de denir. Çağımızda ilmi keramet geçerlidir. Bu ilmin adına "Kendini ve Rabbini bilmek" denir. Rabbini bildiğin gibi de kendini de bileceksin. Yahut kendi nefsini görücü olduğun gibi Rabbini de görüp bileceksin. Bu ilimle hem kendini, hem seni sen haline getiren sendekini bileceksin.
Âlimlerden Birine “Bâtın İlmi Nedir?” Diye Sorulduğunda Şöyle Cevap Vermiştir; O, Allahû Teâlâ’nın Sevdiklerinin Kalbine Attığı Bir Sırdır ki, Ona Ne Bir Melek Ne de Bir İnsan Muttali Olamaz.
|