"Aklı bırakmak" denilince pençeler çıkıyor, "Aklını kullanmayan nasıl istikamet üzere olacak" savunmaları (hezeyanları) geliyor.
Bunun sebebi aklın hakikatte ne olduğunun idrak edilmemesi olsa gerek. Herkes (özellikle cahiller) kendini akıllı bilir. Eğer aklı kılavuz kabul edersek akıl (kişi) sayısı kadar din çıkar ortaya ve ortada semavî din kalmaz. Ahmet'in, Mehmet'in aklı (dini) söz konusu olur.
Bir gemi, binlerce dümen... Böyle istikamet olur mu? "Aklı kullanmadan dini nasıl muhafaza edeceğiz!" sorgusunu yapanların gemisi bu, istikamet üzere oldukları sanrısı da bu algoritmayla işliyor zira külli akla tabi olmak yerine filancanın kitabını okumuş, kendisi Kur'an kursuna, dedesi Hacca gitmiş hele hele en tehlikelisi filan ilahiyat fakültesinin öğretim görevlisiyle çay içmiş olmayı akıllı olmak zannediyor.
Ne denebilir ki... Allah "akıl" fikir versin.
"Aklı bırakmak" denilince pençeler çıkıyor, "Aklını kullanmayan nasıl istikamet üzere olacak" savunmaları (hezeyanları) geliyor.
Bunun sebebi aklın hakikatte ne olduğunun idrak edilmemesi olsa gerek. Herkes (özellikle cahiller) kendini akıllı bilir. Eğer aklı kılavuz kabul edersek akıl (kişi) sayısı kadar din çıkar ortaya ve ortada semavî din kalmaz. Ahmet'in, Mehmet'in aklı (dini) söz konusu olur.
Bir gemi, binlerce dümen... Böyle istikamet olur mu? "Aklı kullanmadan dini nasıl muhafaza edeceğiz!" sorgusunu yapanların gemisi bu, istikamet üzere oldukları sanrısı da bu algoritmayla işliyor zira külli akla tabi olmak yerine filancanın kitabını okumuş, kendisi Kur'an kursuna, dedesi Hacca gitmiş hele hele en tehlikelisi filan ilahiyat fakültesinin öğretim görevlisiyle çay içmiş olmayı akıllı olmak zannediyor.
Ne denebilir ki... Allah "akıl" fikir versin.
|