
14.08.26, 08:55
|
 |
Daimi Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21.11.18
Bulunduğu yer: YURT DIŞI
Mesajlar: 690
Forum Puanı: 356
Etiketlendiği Mesaj: 156 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı
Geçen sene tam senin gibi bu yollardan geçen, kafasında aynı deli sorularla koşturan bir yakınım oldu; o yüzden seni o kadar iyi anlıyorum ki. Derin bir nefes alıp biraz rahatla, her şeyin bir sırası ve yolu var. Elindeki 4-5 milyonluk tapu ve 1 milyon nakit sermaye bu iş için gayet güçlü bir başlangıç, altından kalkamayacağın hiçbir durum yok.
Bankaya gidip "5 milyonluk proje yapacağım" dediğinde sana o parayı çat diye peşin vermezler; bu iş hakediş usulüyle yürür. Temeli atarsın, bankanın eksperi gelir bakar, uygun görürse paranın ilk dilimini hesabına geçirir; duvarı örersin, çatıya çıkarsın, inşaat ilerledikçe para parça parça ödenir. Yani parayı başta alıp hepsini harcayayım davası yok, aşama aşama ilerleyeceksin. Devlet hibelerinde de durum aynı; TKDK ya da tarım desteklerinde parayı peşin alıp harcamıyorsun, önce kendi bütçenle ya da krediyle harcama yapıp faturasını kesiyorsun, devlet de onaylayıp hibe tutarını sonradan hesabına yatırıyor.
Tabii işin finans kısmını bir şekilde halledersin ama en kritik nokta şu: Bu işin altyapısı, tecrübesi ve günlük taşıma ritmi bambaşka bir sabır ister. Hayvancılık uzaktan göründüğü gibi sadece ahır yapıp hayvanı içeri koymaktan ibaret değildir; yem kalitesinden hayvanın sağlığına, hastalık yönetiminden günlük bakım düzenine kadar ciddi bir tecrübe ve pratik bilgi gerektirir. Eğer bu konuda sıfırdan başlıyorsan, ya yanında bu işi iyi bilen, tecrübeli birini istihdam etmeli ya da işin mutfağına girip ince detaylarını öğrenmeden büyük bir risk almamalısın.
Aklındaki 40-50 baş hayvan kapasiteli, 5 milyonluk o ahır ve çiftlik bu öz sermaye ve tapu teminatıyla bal gibi de kurulur. Sadece en büyük tüyo şu olsun: İnşaat parası ile hayvan alım bütçesini birbirine sakın karıştırma; yakınımın başına tam olarak bu geldi, tüm parayı inşaata yatırıp ahırı bitirdi ama hayvanları içeri koyacak, ilk aylar yemini suyunu verecek nakiti kalmadığı için o harika ahır günlerce bomboş kaldı ve dışarıdan borçlanmak zorunda kalarak çok zorlandı. O yüzden ahır bittiğinde kapıdan içeri o hayvanları sokup ilk mahsulü alana, sütü satana kadar geçen sürede çarkı döndürecek bir can suyu nakit paran cebinde mutlaka kalmalı.
Bak sana örnek verdiğim o yakınım, işte bu disiplinle ve sabırla o ilk zorlukları aştı; şu an çiftliğini büyüttü ve elinde tam 100 büyükbaş hayvanla bu işi başarıyla yürütüyor, alın teriyle kazancına bakıyor. Sen de planlı bir şekilde bu süreci değerlendirebilirsin.
|
cok güzel bir aciklama olmus
bakara tamda sana orjinal bilgi olmus üstelik bu ise girisecek arkadaslarada kaynak olmus eline diline saglik
__________________
SENİN DÜNYAYA BAKAN PENCEREN KİRLİ İSE, BENİM ÇİÇEKLERİM SANA ÇAMUR GÖRÜNÜR.
|