Hizbü’l-Felâh (Kurtuluş) Hizbi/Virdi
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellem.
Allâhümme innî eûzü bike mineş-şeytânir-racîm.
Yâ Allâh, yâ Allâh, yâ Allâh... Yâ Rabbel-erbâb... Yâ men halaka Âdeme minet-türâb.
Allâhümme innî es’elüke bi-azametikel-azîmeti, ve entel-Azîmül-A‘zam.
Allâhümme innî es’elüke bi-hikmetikel-hakîmeti, ve entel-Hakîmül-Ekrem.
Allâhümme entel-İlâh, ve ene abdükel-fakîr, ve enter-Rahîmül-Erham.
Allâhümme innâ bi-emrike netasarrafü ve nuhfî ve nuzhiru, ve lâ yahfâ aleyke şey’ün fil-ardı ve lâ fis-semâi, ve entel-Kerîmül-A‘lem.
İlâhî tekerrem aleynâ ve cüd aleynâ bi-niamin minke lâ tuhsâ ve lâ ya‘lemü bihâ ehadün illâ ente. Ve heb lenâ minke rahmeten hâfiyeten ve afven minke ve âfiyeten fid-dîni ved-dünyâ vel-âhireti ve fî îmâninâ ve ervâhinâ ve ebdâninâ ve esmâinâ ve ebsârinâ ve iyâlinâ ve emvâlinâ ve evlâdinâ ve ashâbinâ fid-dîni ved-dünyâ vel-âhireti, yâ Rabbel-âlemîn.
Allâhümme innenâ natlübü minke afven tâmmen ve dînen sâlimen ve kalben hâşian ve basaran bâkiyen ve sem‘an sâmian ve lisânen zâkiran hâmiden şâkiran. İnneke Vedûdün Gâfirun li-abdin müttebiin hevâ nefsi-hî âsin. Fe-yâ Mevlâye, iğfir limen asâke, ve lâ tüâhiz men nesâke, ve tüb aleyhi ve entet-Tevvâbur-Rahîm.
Allâhümme vec‘alhü min ahbâbike... Allâhümme veskihî min küûsi meveddetike ve ğattihî bi-ridâike, vec‘alhü min ehlil-kemâli makbûlen ma‘şûkan.
Allâhümmasrif anhü belâeke, vec‘al hâlehû masûnen ve lafzahû mevzûnen ve hizbehû memkûnen, mahfûzan minen-nefsi vel-hevâ veş-şeytâni ve tehabbutil-cünûni ve yehîmü bil-fünûn.
Allâhümme ve neccihî minel-fiteni va‘fu anhü vağfir lehû. İnneke entel-Gafûrur-Rahîm.
Allâhümme ekil asratehû vağfir zelletehû. İnneke alâ mâ teşâü kadîr. Yâ Semîu, yâ Basîr.
Allâhümme innî es’elüke bis-sıfâtil-ulâ ve bi-esmâikel-hüsnâ en tahfazanâ ve tahfaza zürriyyetenâ ve fukarâenâ ve ahbâbenâ ve ehle hizbinâ ve külle men intesebe ileynâ. Verhamnâ bi-rahmetike yâ Erhamer-râhimîn.
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kınâ azâben-nâr.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
وَصلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ ..
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ .
يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ .. يَا رَبَّ الْأَرْبَابِ .. يَا مَنْ خَلَقَ آدَمَ مِنَ التُّرَابِ .
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِعَظَمَتِكَ الْعَظِيمَةِ ، وَأَنْتَ الْعَظِيمُ الْأَعْظَمُ .
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِحِكْمَتِكَ الْحَكِيمَةِ ، وَأَنْتَ الْحَكِيمُ الْأَكْرَمُ .
اللَّهُمَّ أَنْتَ الْإِلَهُ ، وَأَنَا عَبْدُكَ الْفَقِيرُ ، وَأَنْتَ الرَّحيمُ الْأَرْحَمُ .
اللَّهُمَّ إنَّا بِأَمْرِكَ نَتَصَرَّفُ وَنُخْفِي وَنُظْهِرُ ، وَلاَ يَخْفَى عَلَيْكَ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلاَ فِي السَّماءِ ، وَأَنْتَ الْكَرِيمُ الْأَعْلَمُ
إِلَهِي تَكَرَّمْ عَلَيْنَا وَجُدْ عَلَيْنَا بِنِعَمٍ مِنْكَ لاَ تُحْصَى وَلاَ يَعْلَمُ بِهَا أَحَدٌ إلاَّ أَنْتَ ، وَهَبْ لَنَا مِنْكَ رَحْمَةً خَافِيَةً وَعَفْواً مِنْكَ وَعَافِيَةً فِي الدِّينِ وَالدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَفِي إيمَانِنَا وَأَرْوَاحِنَا وَأَبْدَانِنَا وَأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَعِيَالِنَا وَأَمْوَالِنَا وَأَوْلاَدِنَا وَأَصْحَابِنَا فِي الدِّينِ وَالدُّنْياَ وَالْآخِرَةِ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ .
اللَّهُمَّ إنَّنَا نَطْلُبُ مِنْكَ عَفْواً تَامّاً وَدِيناً سَالِماً وَقَلْباً خَاشِعاً وَبَصَراً بَاكِياً وَسَمْعاً سَامِعاً وَلِسَاناً ذَاكِراً حَامِداً شَاكِراً ؛ إنَّكَ وَدُودٌ غَافِرٌ لِعَبْدٍ مُتَّبِعٍ هَوَى نَفْسِهِ عَاصٍ ؛ فَيَا مَوْلاَيَ اغْفِرْ لِمَنْ عَصَاكَ ، وَلاَ تُؤَاخِذْ مَنْ نَسَاكَ ، وَتُبْ عَلَيْهِ وَأَنتَ التَّوّابُ الرَّحِيمُ .
اللَّهُمَّ واجْعَلْهُ مِنْ أَحْبَابِكَ .. اللَّهُمَّ واسْقِهِ مِنْ كُؤُوسِ مَوَدَّتِكَ وَغَطِّهِ بِرِدَائِكَ ، وَاجْعَلْهُ مِنْ أَهْلِ الْكَمَالِ مَقْبُولاً مَعْشُوقاً .. اللَّهُمَّ اصْرِفْ عَنْهُ بَلاَءَكَ ، وَاجْعَلْ حَالَهُ مَصُوناً وَلَفْظَهُ مَوْزُوناً وَحِزْبَهُ مَمْكُوناً ، مَحْفُوظاً مِنَ النَّفْسِ والْهَوَى والشَّيْطَانِ وَتَخَبُّطِ الْجُنُونِ وَيَهِيمُ بِالْفُنُونِ .. اللَّهُمَّ وَنَجِّهِ مِنَ الْفِتَنِ واعْفُ عَنْهُ واغْفِرْ لَهُ ؛ إنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ .. اللَّهُمَّ أَقِلْ عَثْرَتَهُ واغْفِرْ زَلَّتَهُ ؛ إِنَّكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرٌ يَا سَمِيعُ يَا بَصِيرُ .
اللَّهُمَّ إنِّي أَسْأَلُكَ بِالصِّفَاتِ الْعُلَى وَبِأَسْمَائِكَ الْحُسْنَى أَنْ تَحْفَظَنَا وَتَحْفَظَ ذُرِّيَّتَنَا وَفُقَرَاءَنَا وَأَحْبَابَنَا وَأَهْلَ حِزْبِنَا وَكُلَّ مَنِ انْتَسَبَ إِلَيْنَا ، وارْحَمْنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِين .
رَبَّنَا ءَاتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّار .
Korunma: Şeytandan, nefisten, hevâdan, fitnelerden ve belalardan korunma.
Af ve bağışlanma: Günahların, hataların ve sürçmelerin bağışlanması.
Afiyet: Din, dünya ve ahirette; beden, ruh, iman, aile ve mal için esenlik.
Aile ve neslin korunması: “Bizi, neslimizi, sevdiklerimizi… koru” diye açıkça dua ediliyor.
Kalbin ve maneviyatın güçlenmesi: Huşûlu kalp, Allah’ı zikreden ve şükreden dil isteniyor.
Muhabbet ve kabul: “Onu sevdiklerinden eyle… kabul gören ve sevilen biri eyle” ifadeleri bulunuyor.
Fitnelerden kurtuluş ve işlerin düzelmesi: Belanın uzaklaştırılması, hâlin korunması ve hataların affedilmesi isteniyor.
Dünya ve ahiret iyiliği: Sonunda “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” duasıyla tamamlanıyor.
|