Münafık kırk yıl hep aynı halde kalır; sıddık ise hergün kırk hal yaşar.
Salihlerden birinin şöyle dediği nakledilmiştir: "Münafık kırk yıl hep aynı halde kalır; sıddık ise her gün kırk hal yaşar."
Tasavvufta “sıddık”, doğruluğun zirvesine ulaşmış, kalbiyle, diliyle ve haliyle tamamen hakikate yönelmiş kişiye denir. Bu kavram, İslam’da yüksek bir manevi makamı ifade eder ve peygamberlerden sonra gelen en yüce mertebelerden biri olarak kabul edilir.
Kur’ân-ı Kerîm’de de “sıddıklar” övülmüş ve onların Allah katındaki yüksek derecelerine işaret edilmiştir.
Sıddıklık Nedir?
“Sıddık” kelimesi, “çok doğru olan, doğruluğu hayatının tamamına yayan” demektir. Tasavvufta sıddıklık şu üç temel üzerine kuruludur:
1. Kalpte doğruluk (niyetin saf olması):
Sıddık kişi, yaptığı her işi sadece Allah rızası için yapar. Kalbinde riya (gösteriş), kibir ve dünyevî beklenti bulunmaz.
2. Dilde doğruluk (sözde sadakat):
Asla yalan söylemez. Sözü ile kalbi arasında fark yoktur. Ne söylüyorsa odur, neyse odur.
3. Amelde doğruluk (yaşayışta istikamet):
İnandığını yaşar. Sadece konuşmaz, hâliyle de hakikati temsil eder.
Tasavvufta Sıddık Makamı
Tasavvuf yolunda ilerleyen bir kişi için sıddıklık, en önemli hedeflerden biridir. Çünkü bu makam, kulun Allah’a olan sadakatinin en üst seviyesidir. Sıddık olan kişi:
Allah’a güvenini asla kaybetmez
Zorlukta da kolaylıkta da aynı istikamette kalır
Halkın övgüsü veya yergisiyle değişmez
Her hâlinde Allah ile beraberdir
Sıddıklığın Özellikleri
Tasavvuf büyükleri sıddıkların bazı özelliklerini şöyle anlatır:
Tevekkül sahibidir: Her şeyi Allah’tan bilir
Teslimiyet sahibidir: Başına gelen her şeyi hikmetle karşılar
İhlâs sahibidir: Amellerinde sadece Allah rızasını gözetir
Sabır sahibidir: Zorluklar onu yoldan döndürmez
Doğrulukta istikrarlıdır: Duruma göre değişmez
Sıddıklık ile Velilik büyük makamlardır.
Alıntıdır.
|