Alıntı:
Biriki Nickli Üyeden Alıntı
Buradaki asıl mesele, 1. ev ile ‘öz benlik’ arasında bir çelişki olduğunu varsaymak olabilir. Çünkü 1. ev zaten kişinin dünyaya nasıl çıktığını, kendisini nasıl ortaya koyduğunu anlatır; haritanın geri kalanı ise bunun dışındaki diğer katmanları gösterir. Dolayısıyla farklılık her zaman uyumsuzluk değildir. Bir insanın ailesiyle, okulda, işte veya arkadaşlarıyla farklı davranması gibi… Bunlardan biri gerçek, diğeri maske değildir. Aynı kişinin farklı koşullarda farklı tarafları ortaya çıkar.
Elbette kişi 1. evinin ifade biçimiyle aşırı özdeşleşebilir ve kendisini yalnızca o rolle tanımlamaya başlayabilir. O zaman sorun 1. evin kendisi değil, kişinin haritasındaki diğer taraflara alan bırakmamasıdır. Bu yüzden mesele ‘hangisi gerçek ben?’ değil, kişinin bütün bu parçaları ne kadar bütünleştirebildiğidir.
Farklılık her zaman bir çelişki değildir; 1. ev, benliğin tamamı değil, kişinin kendisini dünyaya ortaya koyma biçimidir. Sonuçta mesele hangi tarafın “gerçek” olduğunu seçmekten çok, kişinin kendisinin farklı yönlerini fark edip bütünlüklü bir şekilde anlamasıdır.
|
"Çerçevelediğin bütüncül bakış açısı ve örnekler için teşekkürler. Tabii ki farklı ortamlardaki rollerimiz ve bunların birer katman olması gayet doğal; orada hemfikiriz.
Benim ilk soruda açmak istediğim alan o genel rol dağılımından ziyade, bizzat 1. evin getirdiği fıtratın ve o ilk yerleşimin dış dünyaya çıkarken yarattığı o temel cenderenin sistemi baştan sıkıştırıp sıkıştırmadığıydı. Konuyu biraz daha genel bir düzleme çekmişsin ama odaklandığım nokta o ilk fıtri çelişkinin yarattığı kırılmaydı.
Katkın ve değerlendirmen için tekrar teşekkürler."