Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 07.09.26, 22:00
Karanfil gece Karanfil gece isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 159
Forum Puanı: 189
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Konfor alanı safsatası

Dilimize dolanan şu "konfor alanı" lafı, son yıllarda herkesin iradesizliğini ve sorumluluktan kaçışını örtmek için sığındığı en şık bahane oldu. Nereye baksan aynı ezber: “Konfor alanınızdan çıkın, risk alın, sürekli gelişin.” Alt alta sıralanmış bu motivasyon cümleleri, aslında modern insanın tahammülsüzlüğünü meşrulaştıran birer kılıf.
Bu kılıfın arkasına saklanan zihniyet, insanın en temel insani ihtiyaçlarını bile hedef alıyor. Oysa insanın fıtratında sükûnet arayışı vardır; eskiden buna yuva, ev, düzen denirdi. Hayatın koşturmacası ve yorgunluğu içinde bir yerde soluklanmak, kurduğu düzenin tadını çıkarmak insanın en doğal hakkıyken, bugün bu durgunluk adeta bir geride kalma suçu gibi yüzümüze vuruluyor. Sürekli diken üstünde, huzursuz ve tatminsiz bir hayat sürmek ise "gelişim" diye pazarlanıyor. İnsan sanki durduğu her an kaybediyormuş gibi hissettirilerek kronik bir huzursuzluğa itiliyor.
Bu durum pratik hayatta en çok insan ilişkilerinde ve bağ kurma biçimlerimizde patlak veriyor. Bugün en ufak bir sorumluluğu taşımaktan kaçan, bir ilişkideki veya ortaklıktaki ilk pürüzde, ilk sancılı dönemde arkasına bile bakmadan uzaklaşmak isteyen herkesin ağzında aynı sakız var: “Konfor alanımı terk ediyorum.” Oysa bu, gelişimin falan değil; doğrudan sabırsızlığın, tahammülsüzlüğün ve en ufak bir ağırlığı kaldırmak istemeyen bireysel lüks düşkünlüğünün şık adıdır. Emek vermeyi, tahammül etmeyi ve fedakarlığı göze almayanlar, bu kavramın arkasına sığınarak aslında kendi iradesizliklerini aklıyorlar.
Çünkü inatla göz ardı edilen bir gerçek var: İnsanı olgunlaştıran şey oradan oraya savrulmak, her şeyden çabucak sıkılıp yön değiştirmek değildir. Aksine, insanı derinleştiren ve karakter kazandıran şey; hayatın kaçınılmaz zorlukları, krizleri ve dönemeçleri karşısında yerinde durabilmek, o yükü omuzlayabilmek ve sebat etmektir. Bu sözde gelişim dayatması, insanı özgürleştirmekten ziyade; onu köklerinden, sağlam aidiyetlerinden ve sorumluluk bilincinden koparıp rüzgârda savrulan bir yaprağa dönüştürüyor.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149