Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Eski metindeki kullanım alanlarından biri Hicabü'l-Ebsar, yani “gözlerden gizlenme/görünmezlik” bölümüdür. Metinde belirli bir uygulamanın ardından Dehruşiye Azimeti'nin okunması anlatılıyor. Başka bir bölümde ise tılsımlı suyun ortadan kaldırılması ve hazine/define bağlamında Dehruşiye'den söz ediliyor. Bu kullanım akademik bir çalışmada da eski kaynaklara dayanılarak aktarılmış. Burada araştırma sonucunu düzelterek söyleyeyim: “Dehruşiye-i Suğra, Dehruşiye-i Vusta ve Dehruşiye-i Kübra” şeklindeki üçlü ayrımın, baktığımız eski Şümüsü’l-Envar metninde açık biçimde yapıldığını göremedim. Fakat “Dehruşiye Suğra” ifadesi daha sonraki havas literatüründe gerçekten kullanılıyor. Örneğin Arapça bir havas forumunda doğrudan “العزيمة الدهروشية الصغرى” yani “Dehruşiye'nin küçük azimeti” ifadesi geçiyor. Bu nedenle şu ihtimal güçleniyor: Önce temel Dehruşiye metni vardı; sonraki havas geleneğinde bunun farklı uzunluk veya kullanım biçimleri “suğra” gibi adlarla ayrıştırılmış olabilir.Ancak “üçü kesin olarak şunlardır ve aralarındaki fark budur” diyebilmek için ayrıca bu suğra/vusta/kübra metinlerini karşılaştırmamız gerekiyor. İnternette bugün “Dehruşiye” adı altında dolaşan metinler birbirinin aynısı değil. Hatta bazı modern havas siteleri Dehruşiye'ye çok farklı amaçlar ve uygulamalar atfediyor.
|
Yusufiyeli Hocam, kıymetli vaktinizi ayırıp verdiğiniz bu net ve aydınlatıcı cevap için çok teşekkür ederim.
Şümûsü’l-Envâr gibi bir metinde bu üçlü tasnifin doğrudan geçmemesi, buna karşın sonraki dönem metinlerinde ve forumlarda suğra ayrımının türemiş olması meseleyi çok güzel özetliyor. Dediğiniz gibi muhtemelen zamanla ihtiyaca, riyazet süresine veya kullanım amacına göre kısaltılmış/uyarlanmış varyantlar bu isimleri aldı. İnternetteki ve güncel basmalardaki metin uyuşmazlıkları da bu yüzden kafa karıştırıcı boyuta ulaşıyor.
Bilgiyi doğrudan metin karşılaştırmasıyla ele aldığınız için tekrar teşekkürler, Allah razı olsun.