Tekil Mesaj gösterimi
  #3  
Alt 21.09.26, 19:32
Karanfil gece Karanfil gece isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 167
Forum Puanı: 213
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, yazınızın temel fikri doğru, mamafih psikoloji açısından bazı noktaları fazla kesinleştiriyor.
Kanaatimce nakıs veya tashihi gereken başlıca noktalar:
• Her aşırı öfke yansıtma değildir. Karşımızdaki kişinin gerçekten rahatsız edici davranışı olabilir.
• “Birinde şiddetle eleştirdiğimiz özellik mutlaka bilinçaltımızda vardır” iddiası fazla genelleyicidir.
• Yansıtma, psikodinamik yaklaşımda bir savunma mekanizmasıdır; ancak modern psikolojide her davranışı açıklayan genel bir mekanizma olarak kabul edilmez.
• Metin “bilinçaltı” ve “gölge” kavramlarını oldukça geniş kullanıyor. “Gölge” daha çok Jungcu bir kavramdır; klasik psikodinamik kuramla tamamen aynı şey değildir.
• Rüyaların ve bilinçdışının mutlaka sembollerle konuştuğu ifadesi de bilimsel olarak kesin bir gerçek gibi sunulmamalıdır.
• En önemli eksik: Gerçeklik kontrolü. Kişi “Beni rahatsız eden şey benim yansıtma mekanizmam mı, yoksa karşımdaki gerçekten böyle mi?” diye ikisini ayırmaya çalışmalıdır.
Kısaca bunları ifade edebilirim. Acizane şahsi fikirlerim.
Değerli katkınız ve tecrübeniz için çok teşekkür ederim. Getirdiğiniz bakış açıları konuyu gerçekten zenginleştirdi; çünkü hayatın içinde her durumun pratik karşılıkları ve istisnaları olabiliyor. Maddeleri bu nazik ve zenginleştirici çerçevede şöyle ele alabiliriz:
"Her aşırı öfke yansıtma değildir, karşıdaki kişinin davranışı da hatalı olabilir."
Tespitiniz çok yerinde; karşı tarafın kusurlu veya hatalı olması hayatın olağan akışındadır ve her tepkiyi bu kategoriye sokmak elbette doğru olmaz. Buradaki temel niyetimiz her hatayı bu yolla açıklamak değil, bazen günlük hayatta karşılaştığımız bazı yoğun reaksiyonların gerisinde, kendi iç dünyamızdan kaynaklanan bir yankı olabileceğini fark edebilmektir.
"Yansıtma bir savunma şeklidir, her davranışı açıklayan genel bir yol değildir."
Kesinlikle katılırım, insan davranışlarının tamamını tek bir yolla açıklamak mümkün değildir. Yazıda ele alınan nokta da insan hayatının her anını bu durumla açıklamak değil, yalnızca zihnin zaman zaman bu tür reflekslere başvurabildiği bazı özel alanlara dikkat çekmektir.
"Rüyaların ve bilinçdışının mutlaka sembollerle konuştuğu ifadesi bilimsel olarak kesin bir gerçek gibi sunulmamalıdır."
Bu yaklaşımınızda da son derece haklısınız. Psikanaliz, pozitif bilimler gibi katı laboratuvar testleriyle kesin kanıtlar sunan bir alan değildir; daha çok insan ruhunun karmaşık işleyişini anlamlandırmak için kullanılan teorik bir yaklaşımdır. Bunu mutlak bir kural olarak değil, sadece insan zihninin ortak yönelimlerini okumak için bir pencere olarak değerlendirmek gerekir.
"Gerçeklik kontrolü: Beni rahatsız eden şey benim içsel durumum mu, yoksa karşımdaki gerçekten böyle mi?"
Çok sağlıklı ve kıymetli bir soru. Karşıdaki kişinin gerçekten kusurlu olması ile bizim o duruma yüklediğimiz anlam çoğu zaman birlikte yürür. Olgun bir yaklaşım, dışarıdaki hatayı net bir şekilde görürken aynı zamanda "Bu durum benim iç dünyamda neden bu kadar karşılık buldu?" diyerek duruma geniş bir perspektiften bakabilmektir.
Değerli vaktinizi ayırıp bu derinlikli perspektifi sunduğunuz ve konuyu zenginleştirdiğiniz için tekrar çok teşekkür ederim.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149